11/23/2017 5:48:16 PM

 
HABERLER

 
II. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu 26/01/2011 - Monday, November 25, 2013  
   

II. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu

Konu:
Geleceğin Anahtarı; Yenileşim
Yer: Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi
Katılımcı Sayısı: 650 Kişi

 






Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği-BUSİAD, 26 Ocak 2011 tarihinde  Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde “2. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu”  ile önemli bir organizasyona daha imza atmıştır.
Sempozyuma otomotiv, eğitim, sağlık, tekstil, gıda, bilişim, metal ve makine sektörleri başta olmak üzere birçok farklı sektörden firmayı temsil eden işverenler, üst ve orta düzey yöneticiler, çalışanlar, akademisyenler ve lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan yaklaşık 350 kişi dinleyici olarak katılmıştır. 
Sempozyumda, yenileşim ve yaratıcılık performansını artıran uygulamalarıyla örnek model olan kuruluşların işverenleri, üst düzey yöneticileri ve bu konularda uzman akademisyenler uluslararası, ulusal ve işletme bazında uygulamaları, yaklaşımları ve başarı hikayelerini katılımcılarla paylaşmışlardır. Ayrıca; oturum aralarında, günlük çalışma yaşamının da, uygun yöntemlerle yaratıcı kılınabilineceği ve bu amaçla sanat dallarının nasıl kullanıldığını gösteren etkinlikler ve gösteriler düzenlenmiştir.


OTURUMLAR VE KONUŞMALAR

1. Oturum: Yaratıcılık, Yenileşim ve Türk Toplumu
Sempozyum; BUSİAD Başkanı M. Arif Özer’in “Yaratıcılık ve Yenilikçilik Uzmanlık Grubu” nun amaçları, hedefleri ve faaliyetlerini tanıtan bir açılış konuşması ile başlamıştır.
Sayın M. Arif Özer’in oturum yöneticiliği yaptığı ilk oturumda Cumhuriyet Bilim ve Teknik yazarı Aykut Göker; Eczacıbaşı Topluluğu, İnovasyon Koordinatörü Ata Selçuk ve Turkcell, İş Ortaklığı Geliştirme ve Yenileşim Yönetimi Bölüm Başkanı Ethem Eldem konuşmacı olarak yer almıştır. Yaratıcılık, Yenileşim ve Türk Toplumu’nu irdeleyen oturumda,  Türk toplumunun yaratıcılık ve yenilikçilik potansiyelini ortaya koymasında ve bu potansiyeli oluşturmasında kültürün ve diğer faktörlerin etkileri ve gelenekselliğin doğu toplumlarının temel özelliği olarak kalmaya devam edip etmeyeceği tartışılmıştır.
Türkiye’de yenilik yapma gücüyle lider konumda bulunan şirketler bulunmasına rağmen, ülkenin ve Türk toplumunun yeterince yenilikçi ve yaratıcı olmadığı belirtilmiş; mevcut durum, Dünyada ve Türkiye’de yenileşim ve yaratıcılığın gelişimine ilişkin üç çarpıcı örnekle özetlenmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilk vagon yapımının Eskişehir’de 1894’te, İspanya’da ise, 1892’de başlamasına rağmen, ilk hızlı tren hattının İspanya’da 1992 yılında açılması ve Türkiye’nin de ilk hızlı treni İspanya’dan satın alması örneği oldukça dikkat çekmiştir.
Ulaşım sanayiinden verilen bir başka örnekte ise, 1925 yılında Türkiye’nin ilk havacılık şirketini kurması, 1950 yılında ilk rüzgâr tünelini oluşturması ve aerodinamik araştırmalar merkezini açması; buna karşılık, 1954 yılında uçak sanayiine giren Brezilya’nın orta menzilli yolcu uçağı ve ticari uçak üretimi ile dünyanın lider üreticileri arasında yer alması vurgulanmıştır.
Son örnekte ise, 1962 yılında Türkiye’de Nükleer Araştırma Ajansı’nın kurulmasına rağmen, bugün Türkiye’nin Güney Kore’den nükleer santral satın alma durumunda kalması da gözler önüne serilmiştir.
Türkiye’nin yarışı kaybetmeye başlamasının, bilim ve teknoloji alanında geri kalmasının ve Batı ile arasındaki farkın artmasının nedenlerinden birinin İslam ve Arap kültüründen tarihsel ve kültürel birikimi ve fizik ve teknoloji ile ilgili gelişmeleri miras almamasının olduğu belirtilmiştir. Geriden gelerek, öndekilere yetişen ülkelerin “devlet” teknolojisini doğru kullanmalarına rağmen, Türkiye’nin devlet örgütlenmesinde bilgi ve beceri teknolojisini yeterli düzeyde kullanamadığı ifade edilmiştir. Bu durumun bir paradoks oluşturduğu, devlet teknolojisini kullanma becerisinin artmasının, yenilik lideri konumunda bulunan ülkelerle Türkiye’nin arasındaki uzaklığı hızla kapatan önemli bir unsur olduğu açıklanmıştır.  
Oturum, Eczacıbaşı Holding ve Turkcell’in yaklaşımları ve başarılı uygulamalarının aktarımıyla devam etmiştir. Verilen çeşitli örneklerde, Türk toplumunun yapısı ve özellikleriyle yenileşim ve yaratıcılık potansiyeli açısından güçlü ve zayıf yönleri örneklerle gözler önüne serilmiştir.
Bu bağlamda, Türk toplumunun yeni ürün kullanımı ve yeni teknolojileri benimseme açısından yeniliklere oldukça yatkın bir toplum özelliği taşımasına rağmen,  yenileşimin önündeki engellerin okul sıralarından itibaren başladığı; bu nedenle ilişkilendirme, sorgulama, gözlemleme ve deneyimleme gibi yenilikçi bireylerde bulunması gereken özelliklerin yeterli düzeyde gelişmediği vurgulanmıştır.
Toplum genelinde ve işletmelerde yenileşim konusunda benimsenmiş yanılgılar gösterilmiştir:
-Yenilik yapmanın her zaman belirli bir düzeyde sermaye gerektirmesi, küçük ölçekli işletmelerin yenilik yapma potansiyelinin olmaması,
-Yenilik ve Ar-Ge’nin eşdeğer olarak görülmesi,
-Yenilik getirisi esas olarak iş modellerinde ve süreçlerde olmasına rağmen, yeniliğin yalnızca ürün ve teknolojiyle ilgili görülmesi,
- Yenileşimin arkasında bir süreç bulunmasına rağmen, yeniliğin rastlantı eseri ortaya çıktığı ve bireysel bir adım olduğunun düşünülmesi.
Yenilik yapmanın bir süreç olduğu ve yatırım gerektirdiği; odaklanma, iletişim, ödüllendirme ve eğitim gibi uygulamalar aracılığıyla kalıcı hale gelebileceği gösterilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin gayrisafi milli hasılasının %3’ünü yeniliğe harcarken, Türkiye’nin gayri safi milli hasılasının % 0,5-0,6 oranında yeniliğe harcama yaptığına dikkat çekilmiştir. Ayrıca, Bursa’da üç orijinal ürün üreticisi (OEM) bulunmasına rağmen, Çin'de yüz yerli üretim şirketi olmasının rekabet gücü açısından dengeyi olumsuz yönde etkilediğini vurgulanmıştır. 
Oturumda, Eczacıbaşı Holding’in sürdürülebilir rekabet gücü olan bir şirket olma kararıyla yola çıkarak yenileşim gücüne dayalı bir kurum olma yolculuğu aktarılmıştır. Fikir toplama sistemlerinin birleştirilmesi ve iyileştirilmesi ile başlayan yolculuğun kültürün yayılımı, ağların kurulması, müşteri iç görüsünün sürece katılması, iş geliştirme ve süreç geliştirme modellerinin geliştirilmesi, performans ölçümü, fikirlerin koruma altına alınması ve öne çıkanların ödüllendirmesi ve Ar-Ge merkezinin kurulması gibi uygulamalarla devam ettiği, ulaşılan sonuçlar aktarılarak vurgulanmıştır.
Oturumun son bölümünde, yenileşim yolculuğunda Turkcell’in geçmişten bugüne geldiği nokta özetlenmiş; bugün 200 firmayla, 45 ayrı iş modeli çerçevesinde işbirliği yapıldığı, 33 milyondan fazla kişiye sanal ortamda bulunan ürünlerle hizmet verildiği belirtilmiştir.
Turkcell’de yenileşim yolculuğunun çalışanların ve küçük firmaların fikirlerinin toplanması, yönetilmesi ve ödüllendirilmesi; üst düzey yöneticilerin liderlik yapması ve fikir dinleme ve değerlendirmeye zaman ayırmaları; sürekli eğitimler verilmesi ve çapraz- fonksiyonel ekipler kurarak farklı bakış açılarının etkin hale getirilmesi gibi uygulamalarla başarılı bir şekilde devam ettiği açıklanmıştır.

2. Oturum : Yenileşim Stratejileri ve Kurumsal Yapılanma
Eczacıbaşı Topluluğu İnsan Kaynakları Yöneticisi ve Topluluk İnovasyon Yürütme Kurulu Üyesi Azmi Yarımkaya’nın yöneticiliğinde gerçekleştirilen ikinci oturumda ise, KALDER Eğitmeni İrfan Onay, TEKİM Teknolojik ve Kurumsal İşbirliği Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Elif Baktır ve Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Canan Ceylan konuşmacı olarak yer almıştır.
Oturumda yenileşim stratejilerinin hayata geçirilmesi ve başarıya ulaşılması için, stratejilerle iş süreçlerinin, organizasyon yapısının, şirket kültürünün, yönetim sistemlerinin ve çalışma ortamının uyumlu bir şekilde yapılandırılmasıyla ilgili esaslar ele alınmıştır.
Yenileşim faaliyetlerinin başarıya ulaşması için bütünsel bir yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği; bunu sağlamak için:
- işletmenin bir uzgörüye sahip olması,
- yenilikçilik stratejilerinin belirlenmesi,
- sürekli özdeğerlendirme yapılması,
- liderlerin hatalara karşı tolerans göstermek, risk almayı teşvik etmek, paydaşlarla işbirliği anlayışını geliştirmek gibi yenilikçiliği destekleyici davranışlar sergilemesi ve rol model olması,
- takım halinde fikir üretiminin teşvik edilmesi,
- projelerin etkin bir şekilde yönetilmesi,
- süreçlerin iyileştirilmesi,
- ve yaratıcı fikirlerin ticari bir sonuca ulaşmasının sağlanması gibi temel unsurları kapsayan bir sistemin kurulması gerektiği vurgulanmıştır. 
İşletmelerin sürekli yenileşim ile varlığını devam ettirebilmek için izleyecekleri yol haritalarını belirleyerek kendilerini stratejik olarak konumlandırmaları gerektiği tartışılmıştır. Bu bağlamda, stratejik analiz yaparak teknoloji, ürün ve pazarda mevcut durumu tespit etmek, yenileşim seçeneklerini belirlemek ve stratejileri tabana kadar indirgeyerek uygulamanın hayati önem taşıdığı belirtilmiştir. 
Oturumun son bölümünde “Ne durumdayız?” sorusuna yanıt vermek amacıyla Bursa’da bulunan sanayi ve hizmet işletmelerini kapsayan bir araştırmanın sonuçları aktarılmıştır.
Araştırma, insan kaynakları sisteminin, bilgi yönetim sisteminin ve yaratıcılığı destekleyici çalışma ortamlarının firmaların yenileşim faaliyetlerinin verimliliğini artırdığını  ve yenileşim performansını olumlu yönde desteklediğini göstermiştir.
Araştırmanın sonuçları doğrultusunda işletmenin iç yapısı ve sistemiyle uyumlu hale getirilmiş insan kaynakları uygulamalarının, çalışanların katkısıyla yenileşim faaliyetlerinin başarısını artırmada önemli bir role sahip olduğunu, işverenler ve yöneticilerin şirketin bilgiyi elde etme, paylaşma ve uygulama yönetimindeki yeteneğini artırmak için çeşitli insan kaynakları uygulamalarını hayata geçirerek insan kaynağını aktif bir şekilde yönetmeleri gerektiği ve çalışanların yenilik yapma performansını artıran ve yaratıcılık potansiyelini destekleyen sosyal, örgütsel ve fiziksel çalışma ortamlarının tasarlanmasının önem taşıdığı ifade edilmiştir.

3. Oturum : Yenileşim Başarıları
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oya Coşkunöz Yöney yöneticiliğinde gerçekleştirilen üçüncü oturumda; Orta Anadolu Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Alara A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Taner ve Uluslararası Patent Birliği Konsey Başkanı İrfan Öney konuşmacı olarak yer almıştır. Oturumda, girişimcilik temelinde uygulanan yenileşim yaklaşımlarına örnek olacak gerçek sektör ve şirket hikâyeleri, zorluklar ve başarıyı getiren yaklaşımlar ve fikri mülkiyet ile patentin önemi ele alınmıştır.
Oturum,  kainatın varoluşundan beri yenileşimin varolduğu; dünyanın devamlı bir değişim içinde olduğu ve küreselleşen dünyada fark yaratan firmaların başarılı olabileceği belirtilerek başlamıştır. Günümüzde bilginin herkes tarafından ulaşılabilir olduğu; başarıya giden yolun yenileşimden, yenileşimin de, doğru bilgiyi doğru yerde kullanmak, cesaretli olmak ve hata yapmaktan korkmamaktan geçtiği vurgulanmıştır.
Başarının, kişilerin kendi hikayelerini yaratmaları ile mümkün olabileceği; başkalarının hikayelerini yaşayanların asla fark yaratamayacağı, her zaman takipçi olarak geriden gelecekleri belirtilmiştir.
Türkiye’nin potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve Türk halkının yetenekli olduğu, ancak iyi yönlendirilemediği anlatılmış; yenilik yapma gücünün artması için nitelikli nüfus yetiştirmenin önemini vurgulanmıştır. Nitelikli ve yeniliğe önem veren bireyler yetiştirilmesinde ise; eğitim, sanat, devlet stratejisi ve aile yapısının etkisine dikkat çekilmiştir.
Yenilikçi firmaların başarı hikâyelerine de yer verilen oturumda;  daha önce yapılmamışı yapmanın dünya pazarından pay almanın ve tanınmanın tek yolu olduğuna dikkat çekilmiştir. Türk firmalarının modern ve yeni üretim yöntemleri ile üretim miktarı ve kalitesi arttırarak dış dünyada büyük pazar payı elde etmesinin mümkün olduğu, Alara Tarım’ın başarılı yenilikçi çalışmalarıyla anlatılmıştır. Yalnızca üretimde yenilikçi olmanın yeterli olmadığı, pazarlama faaliyetlerinde de yenilikçi olmak gerektiği önemle vurgulanmıştır.
Oturumun son bölümünde Türkiye’nin yenileşim ve patent gücü olarak dünyadaki yeri konusu incelenmiştir. Geçmiş yıllarda Almanya, Amerika ve Japonya gibi teknoloji üreten birkaç ülke olduğunu, bu ülkelerin patent güçlerinin de yüksek olduğunu, son yıllarda ise önceden taklitçi olarak bilinen Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin de yeni ürün geliştirme hızının ve patent sayılarının giderek arttığı belirtilmiştir.
Türkiye’nin ise gelişme hızının arttığı ancak aradaki fark büyük olduğu için farkı kapatmanın zaman alacağı belirtilmiştir. Ülkemizin patent gücüne dair verilen örnekte; yıllık bir milyon Japon insanının yaklaşık 2700 patent üretirken, bir milyon Türk insanının 20 patent üretebildiği belirtilmiştir.
WIFO 2007 verilerine göre, patent, dünya şirketler liginde ve üniversite patent tescili ligindeki ilk yüz firma listesinde Türk şirketlerinin yer almadığının altı çizilmiştir. Türkiye’de patent başvuru ve tescil sayısının düşük olmasının nedenlerinin üniversite-sanayi işbirliğinin az olması, patentin önemi konusunda bilincin az olması, patent almanın pahalı olması ve patent başvurusu konusunda yapılan yanlışlıklar olduğu belirtilmiştir. Dünya genelinde şirketlerin patent hakkını ticari ilişkide bulunduğu ülkelerin yanı sıra; potansiyel pazarların olduğu ülkelerde ve potansiyel taklitçilerin olduğu ülkelerde de aldıkları; son yıllarda yabancıların Türkiye’de tescil alma taleplerinin arttığı, bu nedenle ülke olarak daha hızlı yolmanın gerekliliği vurgulanmıştır.

YARATICI ETKİNLİKLER

 Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sezen Özeke, İlköğretim Bölümü Öğr. Gör. Şehnaz Sungurtekin ve öğrencileri “yaratıcı etkinlik” adı altında üç küçük oyun sergilemiştir.
“Doğu Kültürleri ile Batı Kültürlerin Buluşması” temalı ilk küçük tiyatro oyunu, iki kültürün karşılaştırılmasını izleyicilere aktarmış; her iki toplumun sosyal ve eğlence yaşantısı, problem çözmedeki tutumları, kültürel değerleri ve birtakım olay ve olgular karşısındaki yaklaşımları doğaçlamalarla, sözsüz-bedensel anlatımlarla dile getirilmeye çalışılmıştır.
“Monotip: Öznenin Kayboluşu” temasıyla sergilenen ikinci kısa oyunda ise, sanayi toplumunun öznenin kaybolması gibi bir oluşumu hazırladığı mesajı verilmiştir.
“İçimdeki Renkler” temalı son gösteride ise, ülkemizdeki kültürel çeşitlilik müzik-dans-devinim yoluyla dile getirilmiş, ülkemizdeki bu çeşitlilik ve değerler renklerle sembolleştirilerek sahnelenmiştir.


Hazırlayanlar:
Yrd. Doç. Dr. Canan Ceylan
A. Deniz Üyepazarcı


 

 
 

Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumuna yoğun ilgi. 09/12/2016 - Monday, December 12, 2016  
 
BUSİAD'da gündem, sanayide yerlilik ve Endüstri 4.0'dı. 1/6/2016 - Wednesday, August 17, 2016  
 
Bilgi güvenliğiyle ilgili rakamlar korkuttu. 22/03/2016 - Wednesday, March 23, 2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI - Thursday, January 14, 2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - Thursday, January 14, 2016  
 
Yenileşim Ödülü Değerlendirme Ekibi’nin eğitimi başladı - 17/06/2015 - Wednesday, June 17, 2015  
 
BUSİAD’da temiz endüstri konuşuldu. - Friday, June 5, 2015  
 
2. Bursa Yenileşim Ödülü süreci başladı. - 11/05/2015 - Monday, May 18, 2015  
 
“Patent ve desteklerle büyüyün” paneli BUSİAD Evi’nde yapıldı. - 28/04/2015 - Monday, May 18, 2015  
 
“İş Sağlığı ve Güvenliği Ortam Ölçümlerinin Yönetimi” konulu panel yoğun bir katılıma sahne oldu. - Friday, January 23, 2015  
 
Işıklar Askeri Hava Lisesi ile Coca Cola Bursa’ya ‘YENİLİKÇİLİK’ ziyareti - Monday, December 8, 2014  
 
Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu BTM’de renkli bir gün geçirdi - Monday, December 1, 2014  
 
Yuvarlak Masa Toplantısı: Şirketlerde Yenileşim Nasıl Tetiklenir ve Yönetilir? 12/06/2014 - Monday, June 16, 2014  
 
Panel ‘Turquality ve Marka Destek-Teşvikleri’ 07/05/2014 - Friday, May 9, 2014  
 
Konferans 'Gıda Sanayinde Zararlı Canlı Yönetiminde Yeni Anlayışlar ve Değişim' - Friday, May 2, 2014  
 
Panel, '6331 Sayılı Kanunun Uygulamalarının Zorlukları ve Yaşanan Sıkıntılar' - Wednesday, April 30, 2014  
 
I. Bursa Yenileşim Ödülü İle İlgili Değerlendirme Süreci Hızla İlerliyor - 01/06/2013 - Wednesday, April 16, 2014  
 
BUSİAD Özel Sektörün Ar-Ge Karnesini Çıkarttı - 18/05/2013 - Tuesday, April 15, 2014  
 
IV. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu "1. Bursa Yenileşim Ödülü" - 20/12/2013 - Tuesday, April 15, 2014  
 
III. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu "Bir Süreç Olarak Yenileşim" - 14/12/2012 - Tuesday, April 15, 2014  
 
Sonraki >Son Sayfa >>