11/23/2017 5:31:19 PM

 
HABERLER

 
Metal - Makine Sektörünün Önde Gelenleri, Uludağ Üniversitesi Akademisyenleri İle BUSİAD'da Toplandı. - Saturday, November 16, 2013  
   

Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği BUSİAD, sektörlerin sorunlarını belirlemeyi, çözümler üretmeyi, bunları kamuoyu ve yetkili makamlarla paylaşarak giderilmesini gelenek haline getirmiştir. Bu bağlamda 2 Haziran 2010 Çarşamba günü BUSİAD Evinde toplanan BUSİAD Metal-Makina Uzmanlık Grubu, Uludağ Üniversitesi Yönetici ve Akademisyenlerinin  de katılımı ile sektörün geleceğini tartıştı.



BUSİAD Başkan Yardımcısı Oya Coşkunöz Yöney’in ev sahipliğinde ve Metal-Makine Sektörü Uzmanlık Grubu Koordinatörü ve BUSİAD Yönetim kurulu Üyesi Ayhan Ispalar’ın moderatörlüğünde yapılan toplantıya katılanlar:
BUSİAD/ Oya Coşkunöz Yöney, Ayhan Ispalar,
USİGEM/ Prof. Dr. Sedat Ülkü,Dr. Kurtuluş Kaymaz, Dr. H.Aksel Eren,
Uludağ Üniversitesi/ Prof. Dr. İrfan Karagöz, Prof. Dr. Erdoğan Dilaveroğlu, Yrd. Doç. Dr. Türker Özalp,Yurdun Orbak,Ali Durmuş,Dr. Ersen Yılmaz,
EVİNOKS/ Coşkun İrfan,
BOSCH-Rexroth/ Tufan Uzaslan,
DURMAZLAR/ Ahmet Civan,
ŞAHİNLER/ Orhan Şahin,
E-MAK/ Nihat Gülçimen,
MONİTÖR/ Fahri Erbakan.

Ayhan Ispalar : Açılış konuşmasında ,makine Sanayinin dünyadaki durumundan kısaca söz ettikten sonra Türkiye’deki durum hakkında açıklamada bulundu. ”Avrupa Birliğinin çeşitli kuruluşları ve yetkilileri makine sektörünün AB ekonomisi için ne denli önemli olduğunu vurgularken, maalesef bu bilinç ülkemizde henüz tam anlamı ile oluşmamıştır. 20 kişiden fazla istihdamı olan ve gerçek anlamda makine imalatçısı olan firma sayısı 3.000 civarındadır. 29 NACE Kodu altında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Sicil Belgesi sahibi olan Makine Üretimi ile iştigal eden firma sayısı 7.659 dur.Firmalarda ortalama istihdam; 53 kişi/firma bazındadır ve toplam istihdam ; 180.000 – 200.000 kişidir (Kalıp imalatçıları, hidrolik-pnömatik ve elektrik-elektronik, otomasyon firmaları bu istihdam verileri içinde yer almamaktadır). Makine Sanayinin Teknik Mevzuata Uyumu; makine emniyeti yönetmeliği ,belirli gerilim sınırları dahilinde kullanılmak üzere tasarlanmış elektrikli teçhizat ile ilgili yönetmelik ( LVD ),elektromanyetik uyumluluk yönetmeliği (EMC) kapsamında kontrol edilmekte olup makineler konusunda yetkilendirilen ulusal onaylanmış kuruluş sayısı dörttür. Makine ve Aksamları Sektörü Dış Ticareti 84. Fasıl itibariyle, 2007 yılında 8,8 milyar USD iken, bu rakam 2008 yılında %16,8 oranında artış göstererek 10,3 milyar USD’na çıkmıştır. 2009 yılında ise ithalatımız %24 oranında azalırken, ihracatımız da bu oran %20,7 olarak gerçekleşmiştir.”
Makine ve Aksamları Sektörünün ihracat-ithalat artışı grafikleri incelendiğinde (TUİK Verileri), bu İstatistik verilerde Makine Sektörünün ekonomide üstlendiği lokomotif rolünü görebiliyoruz. 2001-2008 yıllarında, ithalat artış oranı, ihracat artış oranından yaklaşık %60 fazladır. Ekonomide yaşanan büyüme ile birlikte ülkemizdeki makine yatırımlarının, yerli değil ithal makine alımları ile karşılandığını söyleyebiliriz. Bu durumu tersine çevirmek için makine imalat sektörüne daha çok önem verilmesi, vergi/teşvik/destek uygulamalarının bu yönde iyileştirilmesi gerekmektedir. Not: Çin’de ki makine imalat sektörünün ihracat-ithalat artışı verileri ülkemizdeki durumun tam tersi olup; ithalat artış oranı, ihracat artış oranından yaklaşık %60 kadar az dır. Benzer şekilde Almanya’da ihracat-ithalat artışı yaklaşık olarak eşittir.

Orhan Şahin : Şahinler Makine A.Ş.’nin 1978 den beri ihracat yapmakta olduğunu , ihracatın güçlüklerini ve firma olarak yaşanan olumsuzlukları dile getirdi. “En büyük rakibimiz olarak Çin’i görüyoruz. Bizde , sektöre devlet desteği diye bir kavram yok, ne yaparsak kendi gayretimiz ile yapıyoruz. Çin’de ise ;makine üreticilerini devlet her konuda destekliyor. Girdilerimizin tamamına yakınını Dolar bazında alıyoruz. Satışlarımız ise Euro ile. Bu paritelerle imalatı yürütmek ve rekabet etmek mümkün değil. Makine üreten ve KOBİ yapısındaki firmaların temel sorunu dövizin düşük olması ve gittikçe kapanan Dolar-Euro makası. Bundan dolayı ne doğru dürüst kar edebiliyoruz nede ar-ge faaliyetlerinde bulunabiliyoruz. Çalışmamız ve gayretimizle ancak günü kurtarmaktayız. Üniversite ile olan ilişkilerde de aynı şey geçerli. Mesele “kaliteli kar ederek yenilik ve ar-ge ye kaynak aktarabilmek. Bu düşük döviz /değerli Türk lirası  politikası  ile yakında pek çok KOBİ kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.Parite 2.5 olsun , üretimi 2.5 misli arttıralım ” dedi.
Aynı zamanda, ülkemizde, uzmanlıklara ve teknoloji alanında katma değere daha çok değer verecek şekilde vergi,teşvik mevzuatı ve uygulamaları gözden geçirilmelidir. Teknoloji üreten, emek yoğun olan makine imalat sektörünün desteklenmesi gerekiyor. Örnek olarak, Almanya’da kalıp imalatı yapan firmalara önemli derecede vergi avantajı sağlandığını biliyorum. Çünkü kalıp tasarımı ve imalatı uzmanlık isteyen ve katma değeri yüksek olan bir iş koludur.

Oya Coşkunöz Yöney : Türkiye’de makine imalat sektörünün gelişimesi , dış pazarda  rekabet edebilmesi  ar-ge ve inovasyona bağlıdır, şeklinde sözlerine başlayan Yöney,” Ancak; bu alanda yapılacak yatırımlar oldukça masraflıdır. Sektörün içerisine KOBİ’ler ağırlıktadır. Onların üzerinden ar-ge ve inovasyona kaynak bulma veya sermaye ayırma yükü  alınabilirse, ayakta kalıp mücadele edebilmeleri mümkün olabilir. Bu konuda devlet tarafından sağlanan olanaklar var. Bu olanakların iyi anlatılabilmesi ve bunlardan faydalanmak için nelerin yapılması gerekli olduğu da bilinmelidir. Esasen bu toplantımızın amaçlarından biri de , imalatçılara sağlanmakta olan devlet imkanlarının ve bu imkanlardan yararlanma şartlarının paylaşımı idi. Konunun en yetkililerinden birini; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Araştırma – Geliştirme Genel Müdürü Sayın Ziya Karabulut’u 28 Haziran 2010 tarihinde BUSİAD ’ın ev sahipliğinde Bursa’ya davet ettik. Özellikle bu davette yapılacak açıklamaları dinlemek, bire bir soru-cevap ile tereddütlü konuları ortadan kaldıracak, sektörün rahatlamasına zemin hazırlayacak imkanlar daha net bir şekilde işinsanlarımıza aktarılabilecektir. Rekabet için masrafların azaltılması amacına hizmetle, şimdiye dek ar-ge konusunda yapılan ve planlananlar , şayet sektörel  kümelenme gerçekleştirilebilirse ; ar-ge, inovasyon, kalibrasyon, testler ve muhtelif akreditasyon çalışmaları, bölgemizdeki akademik kurum ve kuruluşlar tarafından,devlet desteğinde çok cüzi harcamalarla sağlanabilecektir. Bu olanakların yanında, henüz çalışmalarına yeni başlayan “Bölgesel Kalkınma Ajansları” nın da kümelenmiş sektörler için teşfik ve destekleri var, bu hususta da önümüzde yapacağımız toplantılarda konunun yetkilileri ile bir araya gelebiliriz” dedi.

Ahmet Civan : Türkiye’de makine üreten kuruluşların yapısal (teknik ve idari) analize ihtiyaçları var. Bir makine fabrikası nasıl olmalıdır,olmazsa olmazları nelerdir, ne şekilde yönetilmeli, hangi teknik donanımlar bünyesinde olmalı, hangi konularda en uygun hizmete nasıl erişmeli.Çalışanı , ara elemanı, mühendisi ve yöneticilerinin donanımına kadar  bu analizde ölçülmeli ve olması gereke bundan sonra saptanmalıdır. Bu konu üniversitemizde bir veya birkaç tez konusu olarak ele alınmalı,böylece üniversite-sanayi işbirliği de sağlanmış olur. Şu anda nerede ise kullanılan malzemelerin % 70’lere varan kısmını ithal ediyoruz, düşük kur/ kıymetli  TL sebebi ile…İthalat sadece hammadde ile sınırlı değil; ar-ge de akreditasyonda dışa bağımlılık var.Diğer ülkelerde temel üretim konusu dışında tüm hizmet kurum dışındaki merkez , kuruluş, firma  veya üniversiteden alınıyor. Bir defa bizde üniversite yeterince hızlı hareket etmiyor, edemiyor. Bizim yakınımızdaki üniversitenin hangi donanımlara sahip olduğunu, orada hangi ölçümlerin ve testlerin yapıldığını ve bunlar için ne ücret talep edildiğini ,bunların ne sürede yapıldığını sanayiciler olarak bilmemiz lazım. Üniversite bu konularda açık olursa ancak üniversite-sanayi birlikteliği oluşur. Bir defa , akreditasyon mutlaka ülkemizde yapılmalıdır. Biz, küçük bir komponentin bile akreditasyonu için yurt dışına gidiyoruz.BUSİAD’ ın bu konuda çalışmalara başlaması ve sonuca ulaşıncaya kadar öncülük yapması bize de güven verir. Çözüm için diyaloga ihtiyaç var.
 
Coşkun İrfan : Sektörün akreditasyon için tamamen dışa bağımlı olması üzücü. Bu tamamen bir yetersiz yönetim , yanlış politik uygulamaların sonucu. Çin, bu sektörde uluslararsı pazara çıkmadan önce, Alman TÜV ‘ü Çin’e getirdi, akredite sorununu ortadan kaldırdı ve 1993 den itibaren de artan bir ivme ile pazara hakim olabilmek için çalışmalarını arttırmaya başladı. Ülkemizin her sektörde önemli problemi ise “patent” olayı. Bakın, bu konular TSO’ ların ilgilenerek çözüm getirecekleri temel konular, ama gündemlerini nelerle dolduruyorlar , görüyoruz…Bu güne dek, BTSO’ nun Uludağ Üniversitesi ile birlikte “akreditasyon” konusunu çoktan çözmesi gerekirdi…Makine imalat sektörünün en kısa zamanda şu olanaklara kavuşması gerektiğine inanıyorum;
-Ürünlerin test edileceği test laboratuarlarına,
-Bu çalışmalarda bulunacak, danışmanlık yapacak teknik donanımı yüksek insan gücüne,
-Ülke sınırları içinde bulunan bir akreditasyon kuruluşuna.

Ahmet Civan : Makine imalat sektöründe ARGE/ÜRGE yatırımlarının ve paralel olarak paten sayısının artmasının önemli olduğu kadar alınan patentlerin korunması da çok önemli.  Patentlerin korunmasında büyük zorluklar yaşanıyor. Ülkemizde ve uluslararası alanda patentlerin korunmasına yönelik destekler gerekir. 

Fahri Erbakan : Sektörde bir güven krizi var. Üreticiler, birbirlerine kahve içmeye gitmekte tereddüt ediyor; benden kopya çekmeğe mi geldi denmesin diye…Bu toplantı ile   BUSİAD ’ın bu konudaki çekingenliğe son verebileceğine inanıyorum. İkinci önemli husus; sektör hizmet alımlarında en ucuza yöneliyor.Bu, kaliteden ödün vermek demek. Bir makine , dayanıklı tüketim malı gibi düşünülmemeli,  ana sanayine hizmet veren yan sanayinin de , otomotivde olduğu gibi, yetkinlik durumunun incelenmesi gerekli. Kalite ve donanımı ile sınıfı geçen kuruluşlarla çalışılmalı. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Araştırma – Geliştirme Genel Müdürü Sayın Ziya Karabulut’un ve TÜBİTAK Başkanının Bursa’ya davet edilmesi önemli bir olay. Çok faydalı olacağına ve bu kurumlara karşı oluşmuş menfi düşüncelerin ortadan kalkacağına inanıyorum.

Prof. Dr. Erdoğan Dilaveroğlu : ULUTEK ‘ de bir akreditasyon merkezi oluşturulabilir. Bursa Türkiye’ nin ikinci büyük endüstri bölgesi. İhracatta da ülke ikincisi, BUSİAD ,üyelerinin de ihtiyaçlarını göz önüne alarak bu merkezin kurulmasında baş rolü oynayabilir, BTSO’ da buna sıcak bakacaktır.

Prof. Dr. İrfan Karagöz : Üniversitemizde yürütülmekte olan “Santes Projesi” ,makine imalat sektöründe çalışan teknik personel, özellikle mühendislik eğitimi alanlar için gelişim , değişim, inovasyon konularında kapsamlı eğitim veriyor. Sanayicilerimizin her biri birer mühendislerini “yüksek lisans” için bize gönderirlerse, yukarıdaki konulara hakim teknik eleman konusunda önemli yol kat edebilirler. Bu eğitim , çalışanlarının mesailerini de aksatmayacak şekilde planlanabilir ve sanayi-üniversite işbirliği için güzel bir köprü oluşturulmuş olur.  

Dr.Kurtuluş Kaymaz : Bu toplantıda değerlendirmeler daha çok mühendis bakış açısıyla yapıldı. Makine imalat şirketleri, yönetim sistemleri ve kurumsallaşma yönüyle de incelenmesi gerekiyor. İşletmelerde kaynakları doğru yönetebiliyor muyuz? İnnovasyon, ARGE/ÜRGE için yeterince yatırım yapılıyor mu? Bu konu çok önemli.


 

 
 

Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumuna yoğun ilgi. 09/12/2016 - Monday, December 12, 2016  
 
BUSİAD'da gündem, sanayide yerlilik ve Endüstri 4.0'dı. 1/6/2016 - Wednesday, August 17, 2016  
 
Bilgi güvenliğiyle ilgili rakamlar korkuttu. 22/03/2016 - Wednesday, March 23, 2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI - Thursday, January 14, 2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - Thursday, January 14, 2016  
 
Yenileşim Ödülü Değerlendirme Ekibi’nin eğitimi başladı - 17/06/2015 - Wednesday, June 17, 2015  
 
BUSİAD’da temiz endüstri konuşuldu. - Friday, June 5, 2015  
 
2. Bursa Yenileşim Ödülü süreci başladı. - 11/05/2015 - Monday, May 18, 2015  
 
“Patent ve desteklerle büyüyün” paneli BUSİAD Evi’nde yapıldı. - 28/04/2015 - Monday, May 18, 2015  
 
“İş Sağlığı ve Güvenliği Ortam Ölçümlerinin Yönetimi” konulu panel yoğun bir katılıma sahne oldu. - Friday, January 23, 2015  
 
Işıklar Askeri Hava Lisesi ile Coca Cola Bursa’ya ‘YENİLİKÇİLİK’ ziyareti - Monday, December 8, 2014  
 
Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu BTM’de renkli bir gün geçirdi - Monday, December 1, 2014  
 
Yuvarlak Masa Toplantısı: Şirketlerde Yenileşim Nasıl Tetiklenir ve Yönetilir? 12/06/2014 - Monday, June 16, 2014  
 
Panel ‘Turquality ve Marka Destek-Teşvikleri’ 07/05/2014 - Friday, May 9, 2014  
 
Konferans 'Gıda Sanayinde Zararlı Canlı Yönetiminde Yeni Anlayışlar ve Değişim' - Friday, May 2, 2014  
 
Panel, '6331 Sayılı Kanunun Uygulamalarının Zorlukları ve Yaşanan Sıkıntılar' - Wednesday, April 30, 2014  
 
I. Bursa Yenileşim Ödülü İle İlgili Değerlendirme Süreci Hızla İlerliyor - 01/06/2013 - Wednesday, April 16, 2014  
 
BUSİAD Özel Sektörün Ar-Ge Karnesini Çıkarttı - 18/05/2013 - Tuesday, April 15, 2014  
 
IV. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu "1. Bursa Yenileşim Ödülü" - 20/12/2013 - Tuesday, April 15, 2014  
 
III. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu "Bir Süreç Olarak Yenileşim" - 14/12/2012 - Tuesday, April 15, 2014  
 
Sonraki >Son Sayfa >>