11/21/2017 2:50:48 PM

 
HABERLER

 
Uludağ Üniversitesi ve Sanayi İle İlişkiler - Prof. Dr. Ali Ceylan - Sunday, August 24, 2008  
   
Bu yazı yayımlandığında , Uludağ Üniversitesi’nin yeni Rektör’ü atanmış olacak.
Atanacak Rektör’e şimdiden başarılar diliyorum.
Bu yazımda anlatmak  istediğim , yeni Rektör’ün mevcut olan ve geliştirilmeye çalışılan üniversite – sanayi ilişkilerine ayrı bir önem vermesi gerektiğine vurgu yapmaktır .
Uludağ Üniversitesi’nde sanayi ile ilişkiler konusunda bugüne kadar yapılan çalışmalar, Teknopark’ın kurulmasıyla olgunluk  noktasına ulaşmıştır. Bu durum, yeni Rektör’ün en büyük şansıdır.
Küresel rekabet ortamında, Türkiye olarak rekabet gücümüzü arttırmak için,üniversite sanayi işbirliğinden başka seçeneğimiz olmadığını düşünüyorum.Başka bir ifadeyle,gelişmiş ülkeler arasına katılabilmek için,üniversite- sanayi işbirliğine mahkumuz.Çünkü,yeni bilgiler ve sürekli yenilikçilik için,söz konusu işbirliğine ihtiyacımız var.
Bu konuda kaçıncı yazımı kaleme aldığımı hatırlamıyorum.Ancak,Türkiye’nin geleceği ile ilgili olarak hiçbir zaman umutlarım kaybolmadı.
Uludağ Üniversitesi’ne atanacak yeni Rektör’ün önünde çok önemli bir fırsat duruyor. Eğer,Uludağ Üniversitesi Rektörü,Türkiye’de üniversite sanayi işbirliğini geliştirebilirse, tarihe geçer.İşbirliğinin geliştirilmesi konusunda ortam müsaittir.Başka bir ifadeyle,Bursa’lı girişimciler,üniversite – sanayi işbirliğini geliştirmeye   hazır görünmektedirler.
Türkiye’nin bilim ve teknolojideki gelişmelerin önünde gidebilmesi için,insan kaynağının zenginleştirilmesi ve araştırma kapasitesinin yükseltilmesi gerekir.
Bu nedenle,BUSİAD olarak,atanacak yeni Rektör’ün en önemli görevlerinden birisinin üniversite – sanayi işbirliğini geliştirmek olduğunu düşünmekteyiz.
Uludağ Üniversitesi Rektör seçimleri öncesinde,BUSİADEVİ’nde yapılan ve 6 Rektör Adayının katıldığı panelden çıkan en önemli sonuçlardan birisi de tarafların birbirlerini anlamaya istekli oldukları şeklinde özetlenebilir. Bu sonuç, sanayi ile üniversite işbirliğinin sağlıklı bir şekilde gelişimi açısından çok önemlidir.
Bilindiği gibi,günümüzde yenilikçilik ve üniversite kavramları birlikte ifade edilmektedir.Uygulamadaki gelişmeler,bilim ve teknolojiyi kendileri geliştirip üretemeyen ve yenilikçilik yeteneklerini sağlam bir zemin üzerine oturtamayan ülkelerin, rekabet yarışında başarılı olamayacaklarını göstermiştir.Bunun için,Uludağ Üniversitesi’nin öğretim sisteminde köklü değişiklikler  yapması gerektiğini düşünüyorum.Söz konusu  değişiklik  için, yasal düzenlemelere gerek olmadığını ifade etmem gerekiyor.Çünkü,yapılacak olan değişiklik,düşünce tarzı ile ilgili olacaktır.Örneğin,öğretim elemanları ders yükünden kurtarılmalı ve ders parası kaldırılmalıdır.
Uludağ Üniversitesi’nin yeni Rektörü,Bursa sanayi ile birlikte projeler üreterek, öğretim üyelerinin gelirlerini daha fazla arttırabilir.
Ayrıca,işbirliği sayesinde bütün öğrencilere staj olanağı sağlanabilir.Başlangıçta eleştirilere neden olacak bu yönetim tarzı, çok kısa zamanda öğretim üyeleri tarafından da benimsenecektir.Çünkü,projelerde çalışarak yapılacak bir eğitim ve öğretim çalışması,öğretim üyelerinin varolan bilgilerini kullanmalarına ortam yaratacaktır.Öte yandan,öğrencilerin  hem para kazanmalarına, hem de konuları daha iyi öğrenmelerine ve araştırmacı bir kişiliğe sahip olmalarına yardımcı olacaktır.Bu şekilde çalışan bir sistem, Türkiye’deki diğer üniversitelere de örnek olabilir.
Anlatmaya çalıştığım,girişimci politikaları benimseyen üniversitelere girişimci üniversitelere denilmektedir.Girişimci üniversitelerin nasıl çalıştıkları kolayca ortaya konulabilir.
Bilindiği gibi,üniversiteler,araştırma ve geliştirme için gerekli olan finans  kaynaklarını girişimcilerden sağlayabilecekleri gibi,başka kaynaklardan da sağlayabilirler.
Örneğin,üniversiteler,AB kaynaklı teşvik programlarını mutlaka kullanmalıdır.Çünkü,yeterli proje sunamadığımız için araştırma ve geliştirme için AB’ye verdiğimiz parayı bile geri alamıyoruz.
Uludağ Üniversitesi, sanayi ve yerel yönetimlerle birlikte çalışarak,  Bursa bölgesi için kalkınma stratejilerinin belirlenmesinde öncülük yapabilir. Böylece,üniversitemiz, Bursa ve çevresi için yol gösterici rol oynayacaktır.
Ayrıca,Uludağ Üniversitesi,ulusal teşviklerle ilgili olarak , Bakanlık ve TÜBİTAK’la yürütülecek çalışmalar içerisinde mutlaka yer almalıdır.Çünkü,günümüzde üniversite- sanayi işbirliği yerel kalınmanın en önemli unsurudur.
 
 

Anonim Şirketlerde Pay Senedi Bastırılması - Şerif Arı - Thursday, March 6, 2014  
 
Kalite ve Başarı Sempozyumu ve Bursa Kalite Ödülü - Emin Direkçi - Wednesday, February 19, 2014  
 
Tek Yol Bilgi Toplumu Devrimi! - Dr. Bahadır Kaleağası - Sunday, August 24, 2008  
 
Ses Marka Olur Mu? - Onur Yavuz - Sunday, August 24, 2008  
 
Gümrük Birliği Aleyhimize mi,Lehimize mi Çalışıyor? - Şerif Arı - Sunday, August 24, 2008  
 
Bizim İçin Lüks Olmayan Şeyler - Ahmet Altekin - Sunday, August 24, 2008  
 
Ekonomi Yavaşlıyor Mu? - Prof. Dr. Erdoğan Altekin - Sunday, August 24, 2008  
 
Uludağ Üniversitesi ve Sanayi İle İlişkiler - Prof. Dr. Ali Ceylan - Sunday, August 24, 2008  
 
Yaşayan Bir Şirket Yaratmak - Lami Yağcılarlıoğlu - Sunday, August 24, 2008  
 
Yönetişim Üzerine - Dr. Murat Kuter - Sunday, August 24, 2008