11/15/2018 2:23:33 PM

 
HABERLER
ANA SAYFA  >  HABERLER  >
Konferans, 'Gıda Sanayinde Zararlı Canlı Yönetiminde Yeni Anlayışlar ve Değişim'
4/30/2014

BUSİAD Gıda Uzmanlık Grubu tarafından organize edilen ‘Gıda Sanayinde Zararlı Canlı Yönetiminde Yeni Anlayışlar ve Değişim’ konulu konferansda; dünyada 2009 yılından itibaren kabul gören ‘Entegre Zararlı Yönetimi’ (IPM) kapsamında gıda işletmelerinin alması gereken önlemler anlatıldı.

‘TOPLUM SAĞLIĞI’ SORUMLULUĞU İNSANLIK GÖREVİDİR

Konferansın açılış konuşmasını yapan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Gıda Uzmanlık Grubu Başkanı Tarık Tezel, gıda üretiminin temelde toplum sağlığı sorumluluğunu gerektirdiğini söyledi. “Bu sorumluluk aynı zamanda bir insanlık görevidir” diyen Tezel, çağdaş gıda üretim regülasyonlarının uluslararası literatür şartlarını zorunlu kıldığını anlattı.

Tarık Tezel, “Dünyanın neresinde olursak olalım, evimizdeki mutfaktan endüstriyel üretime kadar gıda, hijyen yönetiminin kritik noktalarını tespit yoluyla tehlike analizi yapmaktan geçiyor. Bu sistem sürdürülebilir hijyen yönetiminin de temel şartıdır. Bu şartların sağlanması için kamu otoritesinin koyduğu yasa ve kurallar esastır. Ancak bu esasların denetlenmesi, doğrulanması ve belgelendirilmesi de yine kamu otoritesinin yetkisinde olmakla beraber temel bir özdenetim sorumluluğu gerektiriyor. Önemli olan konu; bir yandan kayıt altına alınmış, şeffaf, denetlenebilir işletmelerin, diğer taraftan da meslek ve tüketici örgütlerinin baskısının sürdürülebilirliğinin sağlanmasında yatıyor” dedi.

‘ZARARLI KONTROLÜ’NDEN ‘ZARARLI YÖNETİMİ’NE GEÇİLDİ

Katılımcılara ‘Entegre Zararlı Yönetimi’ (IPM) çerçevesinde, dünyada kabul gören uygulamaları aktaran Ziraat Yüksek Mühendisi Serdar Yasa da, her ortamda karşılaşılan zararlı ve haşerelerin gıda güvenliğini ciddi manada tehdit ettiğini söyledi.

2009 yılında dünyanın kabul ettiği ve ‘zararlı kontrolü’nden ‘zararlı yönetimi’ne geçişi sağlayan IPM’in; tam anlamıyla ‘zehir’ olan pestisit kirlenmesinin önüne geçmek için oluşturulduğunu anlatan Yasa, “IPM’in yararı yaşadığımız çevreyi zehirlememektir” diye konuştu.

IPM’DE AMAÇ; ZARARLILARI İMHA ETMEK DEĞİL

Entegre Zararlı Yönetimi kapsamında; ağaçların gıda işletmesine temas etmesine, bitkilerin binayı sarmasına izin verilmediğini, kontrollü ve temizlenebilir alanlar oluşturulması gerektiğini anlatan Yasa, “Binanın etrafına çakıl taşı dökülmeli, betonla çevrilmeli, işletmenin izolasyonu en doğru şekilde yapılmalı, üretimde kullanılan ekipmanlar zararlı canlı yetişmesine olanak sağlamayacak şekilde tasarlanmalı, çöp kontrolü eksiksiz yerine getirilmeli, personel de bu Yönetim kapsamında gerekli bilgi ve becerilerle donatılmalı… IPM ile amaç; zararlı canlıları imha etmek değil, onları bina içine sokmamaktır. Dolayısıyla, doğaya ve insanlara büyük zararı olan zehir kullanımı da böylelikle ortadan kaldırılmış olacak” dedi.

GIDA SANAYİNDE KUŞLAR İLE FARELER EŞDEĞER

2009 yılından bu yana, hastalık ve mikrop yayma ihtimali çok yüksek olan kuşların, gıda sanayinde farelerle eşdeğer olarak kabul edildiğine dikkat çeken Yasa, kuşlarla mücadele için gıda işletmelerinde; çöp toplama alanlarının düzenli şekilde kontrol edilmesi, su birikintilerinin, bitki örtüsünün ve arazideki atık malzemelerin ortadan kaldırılması, ayrıca işletme içinde-yakınında bulunan kuş yuvalarının da bozulması gerektiğini kaydetti.

TARIK TEZEL'İN KONUŞMASI İÇİN TIKLAYINIZ...