12/14/2018 11:57:49 AM

 
HABERLER
ANA SAYFA  >  HABERLER  >
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün’e “BUSİAD’dan Sektörel Beklentiler Raporu.
6/20/2012



Bursa ve Türkiye ekonomisine büyük katma değer sağlayan üyeleri ile sivil ekonomik toplumun güç birliğinin ifadesi olan Bursa Sanayicileri ve İşadamları Derneği – BUSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün’ ü makamında ziyaret ederek “sektörel beklentilerini” bir rapor halinde Sayın Ergün’ e aktardı.

BUSİAD Yönetim Kurulu Üyelerini ilgi ile karşılayan Bakan Sayın Ergün, BURSALI sanayicilerin hassasiyetle takip ettiği pek çok konunun Hükümeti de gündeminde olduğunu ve paralel düşünceler üzerinde yasal çalışmaların yürütüldüğünü belirterek, BUSİAD’ın sektörel beklentilerinin bu kapsamda değerlendirileceğini belirtti.

Bir saat süren toplantıda  hazır bulunan BUSİAD üyeleri;

Oya Coşkunöz YÖNEY, Yönetim Kurulu Başkanı,Günal BAYLAN, Y. K. Başkan Yardımcısı,İhsan KARADEMİRLER, Y. K. Başkan Yardımcısı,Aytuğ ONUR, Y. K. Üyesi,Ergun TÜRKAY, Y. K. Üyesi,Dr. Erol KILIÇ, Y. K. Üyesi,Ertuğrul Tuna ARINCI, Y. K. Üyesi ,Tuncer HATUNOĞLU, Y. K. Üyesi,Ahmet Basri TÜFEKÇİOĞLU, Genel Koordinatör.

BUSİAD Sektörel Beklentiler Raporu aşağıdadır:

BUSİAD SEKTÖREL BEKLENTİLER RAPORU
 
BUSİAD Hakkında
Bursalı Sanayicileri ve İşadamlarını bünyesinde toplayan BUSİAD, gönüllü üyelik temeline dayanan bir Sivil Toplum Kuruluşu olarak 1978 yılında, Anadolu‘nun ilk (Türkiye’nin ikinci) SİAD‘ı olarak kuruldu.

BUSİAD’ın  halen yedi farklı sektörde faaliyet gösteren, 37‘si Kurumsal olmak üzere kayıtlı  291 üyesi bulunmaktadır.

Derneğin, 2011 yılı sonu itibarı ile üyelerine ait şirket sayısı 1000 civarında olup, istihdam edilen kişi sayısı 100 binin üzerindedir. Bu şirketlerin yıllık ihracatları toplamı ise, 10 milyar Amerikan Doları’nı geçmiştir. Yıllık ciroları toplamı ise 25 milyar Dolar civarındadır.

Sektörel Durum
Otomotivde çok güçlü 3 fabrikanın (Tofaş, Renault, Karsan) ve bunların yan sanayilerinin bulunması, halen ülkenin Tekstil lideri konumunda olması, ilçeleri ile birlikte 13 tane Organize Sanayi Bölgesine sahip olması, Tarih, Dağ (kış) ve özellikle büyük yatırımlar planlanan Termal Turizmi (1.000.000 konaklayan turist hedeflenmektedir) gibi özellikler Bursa’nın hızlı gelişiminde önemli etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Türkiye Otomotiv Endüstrisinin Beklentileri
İç pazarda canlılık alınacak önlemler ile artırılmalıdır.

Otomotiv sektöründe iç pazarın gelişmesine katkısı olması açısından, yerli üretimde kuvvetli olduğumuz ticari araçlarda MTV ve ÖTV konusunda yeni bir çalışma yapılmalıdır. Bu konuda çeşitli bakanlıkların katılımı ile bir komite kurulmalıdır.
Hafif Ticari araçların otomobil gibi düşünülmesi sağlanarak, pazar payının artırılması hedeflenmelidir.
Ömrünü tamamlamış araçların hurdaya ayrılması yönünde düzenlemeler yapılmasına rağmen, bu konuda belirli bir süreliğine de olsa tüketiciye “bir menfaat” sunulmalıdır.
Strateji belgesinde yer aldığı gibi kamu kurumlarında yerli araç filolarının kullanılması desteklenmelidir.
Dış ticaret açığını azaltacak yeni teknolojiye sahip ürünlerin geliştirilmesi için,
Ar-Ge projelerinin tedarik öncesi işbirliğine dayalı ve birden fazla firmanın yer aldığı projelere, odak proje olarak yönlendirilmesi gerekmektedir.

Faydalı  model ve patent destek ofisleri yaygınlaştırılmalıdır.Başta TSE tarafından yapılacağı açıklanan ‘’ Araç Test Pisti ‘' olmak üzere , Araç test merkezlerinin yapımının hızlandırılması.
Türk mallarının dünyada serbest dolaşımı için gerekli TİP Onay Belgesi ile ilgili otomotiv sektörüne hizmet veren birimin kurumsal kapasitesi uluslar arası onay kuruluşuna benzer bir şekilde geliştirilmelidir.
 

Lojistik altyapı konusunda yeni atılımlar yapılmalıdır.

·         Kümelenme konusunda Bursa öncelikli olmalıdır. Yüksek potansiyelli üretim ve lojistik merkezi olma özelliğine sahip ana ve yan sanayi bu bölgededir. Hatta otomotive yönelik Bursa’ ya uzak olmayan bir organize sanayi bölgesi kurulmalıdır.

·         Bursa da lojistik alt yapının güçlendirilmesi özellikle tren uygulamaları ve limanlar yaratılması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

·         Tüm sanayi kuruluşlarına hizmet verecek, şehrin trafik yükünü hafifletecek lojistik merkezlerinin şehir dışında kurulmasına yönelik teşvikler sağlanmalıdır.

Teşvikler konusunda uygulamalarda yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

·         5084 sayılı teşvikler 2012 yılında bitmektedir. Yatırımların geri dönüşü sağlanmadığından teşviklerin  en az 5 yıl  süre ile devamı sağlanmalıdır.

·         Yeni teşvik sisteminde 50 Milyon TL alt yatırım sınırı yüksek kalmaktadır. Özellikle elektronik  ürün gruplarında Türk sanayisinin söz sahibi olmasını istiyorsak bu tip yatırımların  10 Milyon TL seviyelerine çekilmesi gerekmektedir. Kısacası teknoloji seviyesi yüksek firmaların  bu işe girmesi için yatırım tutarı düşürülmelidir.

Türkiye’nin rekabet gücü ve esnekliğini kaybetmemesi gerekmektedir.

·         Enerji fiyatlarının uluslararası rekabet seviyesine çekilmesi gerekmektedir.

·         İş Barışı için, birden fazla sendikanın işletmelerde rol alması Türkiye genelinde uygun değildir. Aynı zamanda iş kolunda, Türkiye’ deki sendikalaşma barajının % 10’ dan % 1’ e inmesi şu an için uygun gözükmemektedir.

Tekstil Sektörü
Tekstilin  ülke ekonomisinin  lokomotif sektörlerinden olduğunu  ve daha uzun yıllar, ülkenin büyümesine ve kalkınmasına katkı koyacağını biliyoruz.

Tekstilin değişik dallarında  üretim yapan  firmalarımız, tek başlarına marka olarak öne çıkamamalarına karşı, Türkiye dünya piyasalarında zirveye çıkarmışlardır.

Bugün için girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı İhracatı olumsuz olarak etkilemektedir. Rekabet yeteneğinin gerekliliği için değerli TL’nin getirdiği sorunların dışındaki sorunlar, üretici firmalar tarafından telafi edilmeye çalışılmaktadır.  Bu sorun üretim işletmelerinin sermayesinin erimesine sebep olup, üretimin azalmasına – ithalatın artmasına neden olmaktadır.

Hükümetten çözülmesi arzu edilen konu  ne yazık ki çözüme ulaşamamıştır.

Hükümetimizin arzu ettiği, katma değeri yüksek ürünlerin tarif edildiği endüstriyel tekstilin, Dünya piyasalarından pay alabilmesi ve  yaygınlaşması için devlet alımlarında  yer bulması  ve şartnamelerle kullanım alanlarının genişletilmesi gerekmektedir.

GIDA SEKTÖRÜ
Gıda sanayimizin mevcut sorunlarının çözülebilmesi, Avrupa ve Dünya ülkeleri ile yarışabilir bir seviyeye gelebilmesi için, aşağıda belirtilen önlemler alınmalıdır. 

Çözümleme yolunda öncelik, kayıt dışılık konusuna verilmelidir. Böylece ülkenin ve gıda sanayinin kalkınması yolundaki en büyük engellerden biri kalkmış olacaktır.

Uygulanabilir ve sürdürülebilir tarım politikaları oluşturularak, kapasite ve talepler belirlenmeli, bu doğrultuda planlama yapılıp üreticiyi yönlendirilerek hammadde yetersizliğine çözüm aranmalıdır.

Tarladan  sofraya, üretim ve dağıtım zincirindeki her adımda, gıda denetimi yetkin kurum ve kuruluşlar ile etkin bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Denetim konusunda hizmet verebilecek, TSE tarafından akredite edilmiş  özel sektör kurumlarının oluşması teşvik edilmeli ve bu yolla  denetimlerdeki doğrulama ve kontrol  mekanizması oluşturulmalıdır. 

Yeni çıkan etiket tebliğine göre değişmesi gereken ambalaj malzemelerinin verilen sürede tüketilemeyeceği için verilen sürenin 1 yıl daha uzatılmasını talep ediyoruz.

Metal Makine Sektörü

1-      Finansal kiralamalardaki KDV nin eski haline getirilmesi

2-      Yerli üretimi bulunan makinelerin 2. El ithalatının sınırlandırılması

3-      Eximbank tarafından yurt dışındaki müşterilere orta ve uzun vadeli kredi sağlanmalı

4-      Sektörde yapılan tüm üretimin belgelendirilerek Türk makinelerine olan güvenin artırılması

Hammadde
Ara malı ithalatında AB üyesi ülkeler dışında tedarikçi seçilmesi durumunda çok yüksek gümrük vergileri ödeniyor.

Örneğin Türkiye’de üretimi olmayan kalın haddelenmiş çelik levhalar Çin’den uygun kalite ve fiyata bulunabiliyor ancak %22 gümrük vergisi sebebiyle maliyetler Avrupa ülkeleri ile aynı seviyeye geliyor.

Yerli hammadde üreticilerinin faaliyet göstermedikleri alanlarda gümrük vergilerinde farklı bir tarife uygulanması söz konusu olabilir mi?

Yazılım Sektörünün Beklentileri
Bir ülkenin imalat sektöründeki rekabetçiliği, o ülkenin uzun vadeli ekonomik başarısı ve büyümesi üzerinde büyük önem taşır. Küresel anlamda rekabetçi bir imalat sektörünün sürdürülebilirliği de ancak onu yaratan ekonomik ekosistemin gelişmesi ile mümkündür.

Bu yaklaşımla bütün sektörlerin ve onları tamamlayan ekonomik ekosistemlerin dünya ile entegre sürdürülebilir rekabetleri için bilgi sistemleri sektörü ‘’STRATEJİK SEKTÖR’’ olarak görülmelidir.

Kamudaki yazılım ihtiyaçları tespit edilerek Türkiye’deki yazılım firmaları tarafından üretilmesine yönelik planlama yapılarak, bu planlama doğrultusunda ihtiyaç duyulan yazılımların  alım garantili olarak yerli yazılım firmaları tarafından yaptırılması sağlanmalıdır.