11/15/2018 2:21:49 PM

 
HABERLER
ANA SAYFA  >  HABERLER  >
BUSİAD'ın 1. Çeyrek Büyüme İle İlgili Görüşleri
6/30/2010

2010 yılı 1. Çeyrek GSMH büyümesi %11,7 olarak gerçekleşti. Bu oran G-20 Ülkeleri arasında ikinci sıradaki büyümedir. Geçen seneki aynı dönemde  %14,5’luk küçülmenin ardından baz etkisini yadsıyamayız.  Bu büyüme oranı memnuniyet verici ama henüz kriz öncesi göstergelerini yakalayamadık. Yılın ikinci yarısında baz etkisiyle büyüme yavaşlayacak. 2009 yılı son çeyrekteki büyümeyide dikkate aldığımızda krizden çıktığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama rehavete kapılmamamız gerekir.
 
Önümüzdeki dönemlerde özellikle AB’deki ekonomik sorunlar ve daralma nedeniyle dış talebe ilişkin ciddi bir belirsizlik vardır.
 
2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 22,3 oranında küçülen imalat sanayinde, 2010 yılının aynı döneminde yüzde 20,6 oranında büyüme yaşandı. Bu da sanayi çarklarının dönmeye başladığının en büyük göstergesidir.
 
2009 yılının ilk çeyreğinde  devletin yatırımlara  katkısı büyükken, 2010 yılında aynı dönemde devletin yatırımlarının küçülmesi ve özel sektörün yatırımlarının büyümesi çok olumlu bir göstergedir. Bütçe disiplini açısından hükümeti kutlamak gerekir. Demek ki IMF'siz de olabiliyormuş.  IMF gelsin diye çaba gösterenlere ithaf olunur.
 
Cumhuriyet tarihimize baktığımız zaman Türkiye’nin ortalama büyümesi %5 olmuştur. Bu oranı ortalamada %7'lere çıkarmamız gerekir. Bunun için özellikle sanayinin, üretimin ve ihracatın önünün açılması gerekmektedir. Kayıt dışı önlenmeli, istihdam üzerindeki vergi ve sigorta primlerinin azaltılması, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, nitelikli eleman yetiştirilmesi ve KOBİ’lerin finansa ulaşmaları kolaylaştırılmalıdır.
 
Büyüme ithalata değil ihracata dayanmalıdır.
TUİK’in açıkladığı Mayıs sonu ihracat ve ithalat rakamlarına baktığımızda 2009 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı %79 iken, 2010 yılında bu oran %67’ye düşmüştür. Bu da ithalata olan bağımlılığımızı ortaya koymaktadır. Yapmamız gereken ihracatın ithalatı karşılama oranını yükseltme doğrultusunda çıpa oluşturarak gerekli stratejiler ortaya konmalıdır.
   
İlk çeyrekteki tarımda %3,8’lik düşüş düşündürücüdür. Tarım sektörünün sorunlarına da ivedi olarak çözümler
getirilmelidir.