11/23/2017 5:42:54 PM

 
RAPORLAR

 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mayıs 2016 6/3/2016  
   

ENFLASYON

Nisan 2016 itibariyle tüketici fiyatlarının, %0,78 olarak gerçekleştiği ve %7,46 olan yıllık enflasyonun %6,57 düzeyine gerilediği görülmüştü.

Mayıs 2016’da ise tüketici fiyatlarının %0,58 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %6,58 düzeyinde gerçekleştiği gözlenmiştir.

Yıllık enflasyon oranı Mayıs ayı itibariyle değerlendirildiğinde, aylık düzeyde gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gözlenen fiyat düşüşlerinin etkili olduğu görülmektedir. Aylık en yüksek artış ise giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Yıllık olarak alkollü içecekler ve tütün, lokanta ve oteller grubu fiyat artışları ve sağlık grubu enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Böylelikle, enflasyonun Şubat ayında başlayan düşüş eğiliminin Mayıs ayında yatay bir eğilim sergilediği gözlenmektedir.

PARA POLİTİKASI V E FAİZ

TCMB, Mayıs ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe gitmemiştir. Faiz koridorunun üst kısmı olan borç verme oranı %10 düzeyinden %9.50 düzeyine indirilmiş, alt kısmı olan borçlanma oranı ise %7.25 düzeyinde sabit tutulmuştur. TCMB; son dönemde artan küresel oynaklığa rağmen, koridorun üst kısmında yapmış olduğu indirimi, Ağustos 2015’te ortaya koyduğu yol haritası çerçevesinde kullanmış olduğu araçların ekonominin şoklara karşı dayanıklılığını artırdığına bağlı olarak açıklamıştır. Bununla birlikte TCMB, esas olarak işlenmemiş gıda grubu kaynaklı enflasyondaki düşüşe rağmen çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olmasına işaret ederek likidite politikasında sıkı duruşun korunacağını belirtmiştir.

TCMB’nin, son 2 ayda faiz koridorunun üst bandını %10.75’ten %9.50’ye çekerek toplamda 3 kez ve 1.25 puanlık faiz indirimine gittiği görülmektedir. Geçtiğimiz ay içerisinde FED’in faiz artıracağına yönelik sinyallere bağlı olarak yeniden ivme kazanan küresel belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini zayıflatırken, risk primleri ve kur oynaklıklarındaki artışları da beraberinde getirmiştir. Birikimli döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerinin azalmakla birlikte devam etmesi, enflasyon beklentilerinin yüksek seviyesi ve ücret gelişmeleri enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmeyi sınırlamaktadır. Bu doğrultuda, küresel oynaklıklardaki artış ve çekirdek enflasyonun seyrinin, önümüzdeki süreçte faiz indirimini riskli kıldığını belirtmek gerekmektedir.

SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, KAPASİTE KULLANIMI ve REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ

Şubat 2016’da %0,5 düzeyinde artış gösteren sanayi üretimi, Mart 2016’da %0,5 düzeyinde azalış göstermiştir.  

Mayıs 2016 itibariyle, imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre değişmeyerek %75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mayıs 2016 itibariyle Reel Kesim Güven Endeksi, bir önceki aya göre değişmeyerek 105,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre %12 oranında artarak 73,46 değerinden 82,26 değerine yükseldi. Ekonomik güven endeksindeki artış, hizmet sektörü ve tüketici güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştır. Perakende ticaret sektörü ve inşaat sektörü güven endekslerinde ise gerilemeler kaydedilmiştir.

TCMB tarafından yayımlanan Mayıs ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre; Türkiye ekonomisinin 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek %3,6 düzeyinde kalmıştır. Sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranlarında bir azalış-duraksama gözlense de ekonominin 2015 yılı son çeyreğinde başladığı toparlanma sürecini sürdürdüğü görülmektedir. Önümüzdeki dönemde, ücret artışı ile oluşan gelir etkisi aracılığıyla iç talebin büyümeye katkı vermesi beklenmektedir. Jeopolitik gelişmeler ise büyüme için aşağı yönlü risk oluşturmaktadır.

İŞSİZLİK

Şubat 2016 itibariyle Türkiye genelinde işsizlik oranı %10,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı ise 0,5 puan azalış ile %12,7 olarak tahmin edilmiştir. 15-24 yaş grubunu içeren işsizlik oranı %18,6 düzeyindedir. İstihdam oranı %45,3 olurken işgücüne katılım oranı %50,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Bu dönemde, istihdam edilenlerin %18,4’ü tarım, %19,9’u sanayi, %6,7’si inşaat, %55’i ise hizmetler sektöründe yer almıştır. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1, inşaat sektörünün payı 0,3 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,3 puan, sanayi sektörünün payı 1 puan azalış göstermiştir.

DIŞ TİCARET ve CARİ DENGE

Nisan 2016 itibariyle, yıllık bazda ihracat %10,2 azalarak 12 milyar dolar, ithalat ise %11,9 azalarak 16,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Böylelikle dış ticaret açığı %16,3 azalarak 5,1 milyar dolardan 4,2 milyar dolara gerilemiştir. Yılın ilk dört ayında ise ihracat hacmi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %7,4 daralarak 46,7 milyar dolar olurken, ithalat hacmi %10,9 oranında düşerek 63 milyar dolara inmiştir.

Cari işlemler, bir önceki yılın Mart ayına göre 1.092 milyon dolar azalarak 3,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.  On iki aylık cari açık ise, 29,5 milyar dolar seviyesine inerek Temmuz 2010’dan bu yana en düşük düzeyine gerilemiştir. Cari açığın gerilemesinde dış ticaret açığındaki daralma önemli rol oynamıştır.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, son dönemde petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü seyrin ve Euro alanındaki makroekonomik performansın dış ticaret üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır. AB ülkelerine yapılan ihracat artışı olumlu etkide bulunmaya devam ederken, Türkiye’nin yakın coğrafyasında belirginleşen jeo-politik riskler ve Rusya ve Irak gibi önemli ihracat pazarlarındaki sorunların dış ticaret ve turizm üzerinde baskı yaratacağı gözlenmektedir.

 

Tel: (0224) 233 50 30                                            Fax: (0224) 235 23 50                               www.busiad.org.tr


Bülten, aylık makroekonomik gelişmelere ilişkin bilgilendirme amacıyla BUSİAD üyelerine yönelik olarak hazırlanmaktadır. Kullanılan haber ve veriler, güvenilir olduğu düşünülen ve kamuya açık kaynaklardan derlenmektedir. Bültende yer alan yorum ya da tahminler, üyelerin karar alma sürecine yönelik bir nitelik taşımamaktadır. Bu nedenle, BUSİAD ve bülten hazırlayıcılarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

 

 
 

2017 YILI İLK YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ 7/3/2017  
 
ARALIK 2016 İTİBARİYLE DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ 12/23/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ekim 2016 11/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Eylül 2016 10/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ağustos 2016 9/5/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2016 8/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Haziran 2016 7/11/2016  
 
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ EL KİTABI 6/27/2016  
 
TÜRKİYE EKONOMİSİ GÖRÜNÜM 6/27/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mayıs 2016 6/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Nisan 2016 4/30/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mart 2016 3/31/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Şubat 2016 2/29/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ocak 2016 1/31/2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI 1/14/2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - 2015 12/31/2015  
 
BUSİAD MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ EĞİLİMLER ARAŞTIRMASI 9/7/2015  
 
Bursa’nın Lojistik Konumu İle İlgili Genel Değerlendirme 9/7/2015  
 
ÇİN'İN SEÇİMİ KUR SAVAŞININ ÖTESİNDE... 8/27/2015  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2015 8/3/2015  
 
Sonraki >Son Sayfa >>