11/21/2017 2:47:58 PM

 
RAPORLAR

 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Nisan 2016 4/30/2016  
   

ENFLASYON

Mart 2016 itibariyle tüketici fiyatlarının, %0,04 olarak gerçekleştiği ve %8,78 olan yıllık enflasyonun %7,46 düzeyine gerilediği görülmüştü.

Nisan 2016’da ise tüketici fiyatlarının %0,78 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %6,57 düzeyine gerilediği gözlenmiştir.

Yıllık enflasyon oranının Nisan ayında gerilemesinde, aylık düzeyde gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gözlenen fiyat düşüşleri etkili oldu. Aylık en yüksek artış ise giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Yıllık olarak alkollü içecekler ve tütün, lokanta ve oteller grubu fiyat artışları ve sağlık grubu enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Böylelikle enflasyonun Şubat ayında başlayan düşüş eğiliminin Nisan ayında da devam ettiği ve enflasyonun Mayıs 2013’ten bu yana en düşük düzeye gerilediği gözlenmektedir.

PARA POLİTİKASI VE FAİZ

TCMB, Nisan ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit  bırakarak  değişikliğe gitmemiştir.  Faiz koridorunun üst kısmı olan borç verme oranı %10.50 düzeyinden %10 düzeyine indirilmiş, alt kısmı olan borçlanma oranı ise %7.25 düzeyinde sabit tutulmuştur. Koridorun üst kısmında yapılan indirimde, son dönemde küresel oynaklıklarda yaşanan düşüşün  ve  küresel  finansal koşullarda yaşanan iyileşmenin etkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte TCMB, kısa vadede gıda fiyatlarındaki düşüşün devam edeceği görülse de çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olmasına işaret ederek likidite politikasında sıkı duruşun korunacağını belirtmiştir.

TCMB, Ağustos 2015’te açıklanan yol haritası kapsamında geçen ay koridorun üst bandında yapmış olduğu 0,25 puanlık indirim ile başlattığı süreci, Nisan ayında 0,50 puanlık indirim ile sürdürmüştür. TL’nin göreli oynaklığının azalması, cari dengedeki iyileşme ve döviz talebindeki azalmanın indirimde etkili olduğu ve geniş faiz koridoruna olan ihtiyacı azalttığı görülmektedir. Ayrıca, küresel ekonomideki toparlanma sürecinin yavaş olacağı beklentisinin ağırlık kazanması ve gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının uzunca bir müddet düşük düzeylerde kalacağı öngörüsünün güçlenmesi ile gelişmekte olan ülkelere olan sermaye girişi ve risk primlerinde kayda değer düşüşler de faiz indirim kararını desteklemiştir. Bu doğrultuda, küresel oynaklıklardaki düşüşün kalıcı olması halinde koridordaki daralmanın sürebileceği beklenebilir. Bununla birlikte, çekirdek enflasyondaki iyileşmenin sınırlı olması likidite politikasında sıkı duruşun devam edeceğini ortaya koymaktadır.


SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, KAPASİTE KULLANIMI ve
REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ


Ocak 2016’da %1 düzeyinde artış gösteren sanayi üretimi, Şubat 2016’da %0,5 düzeyinde artış göstermiştir.  

Nisan 2016 itibariyle, imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,2 puan artarak  %75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Nisan 2016 itibariyle Reel Kesim Güven Endeksi, bir önceki aya göre 1,6 puan artarak 105,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre %6,1 oranında azalarak 78,27 değerinden 73,46 değerine düştü. Ekonomik güven endeksindeki düşüş, perakende ticaret ve hizmet sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklanmıştır. Reel kesim ve inşaat sektörü güven endekslerinde ise sınırlı artışlar kaydedilmiştir.

TCMB tarafından yayımlanan Nisan ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre; Türkiye ekonomisinin 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek %3,6 düzeyinde kalmıştır. Sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranları, ekonominin 2015 yılı son çeyreğinde başlayan toparlanma sürecini sürdürdüğüne işaret etmektedir. Önümüzdeki dönemde, ücret artışı ile oluşan gelir etkisi aracılığıyla iç talebin büyümeye katkı vermesi beklenmektedir. Jeopolitik gelişmeler ise büyüme için aşağı yönlü risk oluşturmaktadır.


İŞSİZLİK

Ocak 2016 itibariyle Türkiye genelinde işsizlik oranı %11,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı ise 0,4 puan azalış ile %13 olarak tahmin edilmiştir. 15-24 yaş grubunu içeren işsizlik oranı %19,2 düzeyindedir. İstihdam oranı %45 olurken işgücüne katılım oranı %50,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Bu dönemde, istihdam edilenlerin %18,3’ü tarım, %20,2’si sanayi, %6,7’si inşaat, %54,8’i ise hizmetler sektöründe yer almıştır. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,5 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,7 puan, sanayi sektörünün payı 0,8 puan azalmış, inşaat sektörünün payı ise değişim göstermemiştir


DIŞ TİCARET ve CARİ DENGE

Mart 2016 itibariyle, yıllık bazda ihracat %2,3 artarak 12,8 milyar dolar, ithalat ise %5,2 azalarak 17,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Böylelikle dış ticaret açığı %20,3 azalarak 6,2 milyar dolardan 4,9 milyar dolara gerilemiştir. Yılın ilk üç ayında ise ihracat hacmi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %6,2 daralarak 34,7 milyar dolar olurken, ithalat hacmi %10,6 oranında düşerek 46,8 milyar dolara inmiştir.

Cari işlemler, bir önceki yılın Şubat ayına göre 1.524 milyon dolar azalarak 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.  On iki aylık cari açık ise, 30,5 milyar dolar seviyesine inerek son 5,5 yılın en düşük düzeyine gerilemiştir. İthalattaki düşüşün yanı sıra ihracatın olumlu performansı ve enerji fiyatlarındaki düşük seyir cari açığın gerilemesinde rol oynamıştır.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, son dönemde petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü seyrin ve Euro alanındaki makroekonomik performansın dış ticaret üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır. Euro alanında büyümenin ılımlı bir biçimde sürmesi ve euro-dolar paritesinde gözlenen yükselme ile ihracatın arttığı görülmektedir. Küresel ticaret hacminin zayıf performansı yanında Türkiye’nin yakın coğrafyasında belirginleşen jeo-politik riskler ve Rusya ve Irak gibi önemli ihracat pazarlarındaki sorunların ise dış ticaret ve turizm üzerindeki olumsuz etkisi belirginleşmeye başlamıştır.

 

Hazırlayan: Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR – BUSİAD Ekonomi Danışmanı
Tel: (0224) 233 50 30        Fax: (0224) 235 23 50         www.busiad.org.tr


Bülten, aylık makroekonomik gelişmelere ilişkin bilgilendirme amacıyla BUSİAD üyelerine yönelik olarak hazırlanmaktadır. Kullanılan haber ve veriler, güvenilir olduğu düşünülen ve kamuya açık kaynaklardan derlenmektedir. Bültende yer alan yorum ya da tahminler, üyelerin karar alma sürecine yönelik bir nitelik taşımamaktadır. Bu nedenle, BUSİAD ve bülten hazırlayıcılarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

 

 
 

2017 YILI İLK YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ 7/3/2017  
 
ARALIK 2016 İTİBARİYLE DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ 12/23/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ekim 2016 11/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Eylül 2016 10/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ağustos 2016 9/5/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2016 8/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Haziran 2016 7/11/2016  
 
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ EL KİTABI 6/27/2016  
 
TÜRKİYE EKONOMİSİ GÖRÜNÜM 6/27/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mayıs 2016 6/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Nisan 2016 4/30/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mart 2016 3/31/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Şubat 2016 2/29/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ocak 2016 1/31/2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI 1/14/2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - 2015 12/31/2015  
 
BUSİAD MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ EĞİLİMLER ARAŞTIRMASI 9/7/2015  
 
Bursa’nın Lojistik Konumu İle İlgili Genel Değerlendirme 9/7/2015  
 
ÇİN'İN SEÇİMİ KUR SAVAŞININ ÖTESİNDE... 8/27/2015  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2015 8/3/2015  
 
Sonraki >Son Sayfa >>