11/21/2017 2:56:23 PM

 
RAPORLAR

 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mart 2016 3/31/2016  
   

ENFLASYON

Şubat 2016 itibariyle tüketici fiyatları, %0,02 olarak gerçekleşmiş ve %9,58 olan yıllık enflasyonun %8,78 düzeyine gerilediği görülmüştü.

Mart 2016’da ise tüketici fiyatlarının %0,04 düzeyinde düştüğü ve yıllık enflasyon oranının %7,46 düzeyine gerilediği gözlenmiştir.

Yıllık enflasyon oranının Mart ayında gerilemesinde, aylık düzeyde gıda ve alkolsüz içecekler grubunda gözlenen fiyat düşüşleri etkili oldu. Aylık en yüksek artış ise sağlık grubunda gerçekleşti. Yıllık olarak alkollü içecekler, lokanta ve oteller grubu fiyat artışları ve eğlence ve kültür grubu enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Böylelikle enflasyonun Şubat ayında başlayan düşüş eğiliminin Mart ayında da devam ettiği gözlenmektedir.


PARA POLİTİKASI VE FAİZ

TCMB, Mart ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe gitmemiştir. Faiz koridorunun üst kısmı olan borç verme oranı %10.75 düzeyinden %10.50 düzeyine indirilmiş, alt kısmı olan borçlanma oranı ise %7.25 düzeyinde sabit tutulmuştur. Koridorun üst kısmında yapılan indirimde, son dönemde küresel oynaklıklarda yaşanan düşüşün etkili olduğu üzerinde duran TCMB, gıda fiyatlarında kayda değer düşüş beklense de oynaklıkların sürebileceğine ve birikimli döviz kuru değişmelerinin gecikmeli etkileri ve ücret gelişmelerinin enflasyonun ana eğilimi üzerindeki iyileşmeyi sınırladığına işaret ederek likidite politikasında sıkı duruşun korunacağını belirtmiştir.

TCMB’nin koridorun üst bandında yaptığı indirim, Ağustos 2015’te açıklanan yol haritası kapsamında para politikasının normalleşmesine yönelik ölçülü bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, küresel ekonomideki toparlanma sürecinin yavaş olacağı beklentisinin ağırlık kazanması ve gelişmiş ülkelerde faiz oranlarının uzunca bir müddet düşük düzeylerde kalacağı öngörüsünün güçlenmesi ile gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımları artarken risk primlerinde kayda değer düşüşler gözlenmiştir. Bu doğrultuda, yapılan indirim geniş faiz koridoruna duyulan ihtiyacın bir miktar azaldığını simgelemektedir. Küresel oynaklıklardaki düşüşün kalıcı olması halinde koridordaki daralmanın sürebileceği beklenebilir. Ancak TCMB’nin de belirttiği gibi, çekirdek enflasyonun yüksek seyri para politikasında sıkı duruşun devam edeceğini ortaya koymaktadır.


SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, KAPASİTE KULLANIMI ve
REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ


Aralık 2015’te %0,8 düzeyinde artış gösteren sanayi üretimi, Ocak 2016’da %1 düzeyinde artış göstermiştir.  

Mart 2016 itibariyle, imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 1,1 puan artarak  %75,2 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mart 2016 itibariyle Reel Kesim Güven Endeksi, bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak 104,1 seviyesinde gerçekleşmiştir.

TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %9,5 oranında artarak 71,46 değerinden 78,27 değerine yükseldi. Ekonomik güven endeksindeki artış, başta hizmet sektörü olmak üzere perakende ticaret ve tüketici güven endekslerindeki artışlardan kaynaklanmıştır. Reel kesim ve inşaat sektörü güven endekslerinde ise azalışlar kaydedilmiştir.

TCMB tarafından yayımlanan Mart ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre; Türkiye ekonomisinin 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek %3,6 düzeyinde kalmıştır. 2015 yılı son çeyreğinde ekonomi %5,7 ile son 17 çeyreğin en hızlı büyümesini gerçekleştirmiştir. Böylelikle 2015 yılında ekonominin %4 ile potansiyeline yakın büyüdüğü görülmektedir. Büyümenin iç talebe dayalı olarak gerçekleştiği ve özellikle kamu ve hane halkı tüketiminin önemli katkı verdiği anlaşılmaktadır. Özel sektör yatırımları ise zayıf seyrini sürdürmektedir. Bu çerçevede, GSYİH 2014 yılındaki 800 milyar dolar düzeyindeki değerinden 2015 yılında 720 milyar dolar düzeyine gerilerken kişi başına GSYİH değeri ise aynı yıl sırasıyla 10.395 dolar düzeyinden 9.261 dolar düzeyine inmiştir.


 İŞSİZLİK

Aralık 2015 itibariyle Türkiye genelinde işsizlik oranı %10,8 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı ise 0,2 puan azalış ile %12,7 olarak tahmin edilmiştir. 15-24 yaş grubunu içeren işsizlik oranı %19,2 düzeyindedir. İstihdam oranı %45,4 olurken işgücüne katılım oranı %50,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2015 yılsonu işsizlik oranı ise 0,4 puanlık artış ile %10,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı yılda; tarım dışı işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artışla %12,4 olarak tahmin edilmiştir. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı %18,5 düzeyindedir. İstihdam oranı %46 olurken işgücüne katılım oranı %51,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.
 

DIŞ TİCARET ve CARİ DENGE

Şubat 2016 itibariyle, yıllık bazda ihracat %1,4 artarak 12,4 milyar dolar, ithalat ise %8,1 azalarak 15,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Böylelikle dış ticaret açığı %32,8 azalarak 4,7 milyar dolardan 3,2 milyar dolara gerilemiştir.

Cari işlemler, bir önceki yılın Ocak ayına göre 216 milyon dolar azalarak 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.  On iki aylık cari açık ise, 32 milyar dolar seviyesine inerek 2009’dan bu yana en düşük düzeyine gerilemiştir. Zayıf turizm gelirleri ve düşük ihracata rağmen cari açıkta gözlenen daralma, önemli ölçüde enerji fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanmaktadır.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, Euro alanındaki makroekonomik performansın ihracat üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır. Küresel ticaret hacminin zayıf performansı yanında Türkiye’nin yakın coğrafyasında belirginleşen jeo-politik riskler ve Rusya ve Irak gibi önemli ihracat pazarlarındaki sorunların ise dış ticareti ve turizm gelirlerini olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Bu nedenle, enerji fiyatlarının cari açık üzerindeki olumlu etkisinin turizm gelirlerinde azalma ile sınırlanabileceği görülmektedir.

 

Hazırlayan: Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR – BUSİAD Ekonomi Danışmanı
Tel: (0224) 233 50 30        Fax: (0224) 235 23 50         www.busiad.org.tr


Bülten, aylık makroekonomik gelişmelere ilişkin bilgilendirme amacıyla BUSİAD üyelerine yönelik olarak hazırlanmaktadır. Kullanılan haber ve veriler, güvenilir olduğu düşünülen ve kamuya açık kaynaklardan derlenmektedir. Bültende yer alan yorum ya da tahminler, üyelerin karar alma sürecine yönelik bir nitelik taşımamaktadır. Bu nedenle, BUSİAD ve bülten hazırlayıcılarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


 

 
 

2017 YILI İLK YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ 7/3/2017  
 
ARALIK 2016 İTİBARİYLE DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ 12/23/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ekim 2016 11/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Eylül 2016 10/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ağustos 2016 9/5/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2016 8/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Haziran 2016 7/11/2016  
 
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ EL KİTABI 6/27/2016  
 
TÜRKİYE EKONOMİSİ GÖRÜNÜM 6/27/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mayıs 2016 6/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Nisan 2016 4/30/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mart 2016 3/31/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Şubat 2016 2/29/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ocak 2016 1/31/2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI 1/14/2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - 2015 12/31/2015  
 
BUSİAD MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ EĞİLİMLER ARAŞTIRMASI 9/7/2015  
 
Bursa’nın Lojistik Konumu İle İlgili Genel Değerlendirme 9/7/2015  
 
ÇİN'İN SEÇİMİ KUR SAVAŞININ ÖTESİNDE... 8/27/2015  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2015 8/3/2015  
 
Sonraki >Son Sayfa >>