11/21/2017 2:58:06 PM

 
RAPORLAR

 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ocak 2016 1/31/2016  
   

ENFLASYON

Aralık 2015 itibariyle tüketici fiyatları, %0,21 olarak gerçekleşmiş ve %8,10 olan yıllık enflasyonun yılı %8,81 ile tamamladığı görülmüştü.

Ocak 2016’da ise tüketici fiyatlarının %1,82 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %9,58 düzeyine yükseldiği gözlenmiştir.

Yıllık enflasyon oranının Ocak ayında yükselmesinde, aylık düzeyde alkollü içecekler ve tütün grubundaki fiyat artışları etkili olurken, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki yüksek fiyat artışları da dikkat çekicidir. Yıllık olarak lokanta ve oteller grubu fiyat artışları ve eğlence ve kültür grubu enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir. Böylelikle enflasyonun son 12 aylık dönemde en yüksek düzeye ulaştığı görülmektedir.  

PARA POLİTİKASI VE FAİZ

TCMB, Ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe  gitmemiştir.  Faiz koridorunun üst kısmı olan borç verme oranı  %10.75,  alt kısmı olan borçlanma  oranı  ise  %7.25 d üzeyinde  sabit  tutulmuştur. Enerji fiyatlarındaki olumlu gelişmelere rağmen artan maliyet unsurlarının çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi bir süre daha geciktireceği görülmektedir.

TL’de geçen yıldan bu yana süren değer kaybının temel mal enflasyonu üzerindeki olumsuz etkileri sürerken asgari ücret ayarlamasının hem talep hem de maliyet yönünden enflasyonu artırması beklenmektedir. Ayrıca, Ocak ayından geçerli olmak üzere kamu tarafından yönlendirilen hizmetlerin fiyatlarındaki artışların da enflasyon üzerinde yukarı yönlü etkide bulunması söz konusudur.Bu çerçevede söz konusu faktörlere ek olarak faiz oranlarının sabit tutulmasında, küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri ile işlenmemiş gıda grubu fiyatlarındaki oynaklıkların etkili olduğu görülmektedir.

TCMB, 2016 yılı enflasyon hedefini önceki yıllarda olduğu gibi, %5 olarak belirlerken, enflasyonun kademeli olarak 2016 yılında yüzde 7,5’e; 2017 yılında ise yüzde 6’ya geriledikten sonra 2018 yılında yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörmektedir. Para politikasının sadeleşmesi ve olası bir faiz artırımı için Aralık 2015 toplantısını pas geçerek Ocak 2016 toplantısını adres gösteren TCMB, küresel oynaklıkların sürdüğüne işaret ederek sadeleşme yönünde bir adım atmamıştır. Geçen ay belirttiğimiz gibi, büyüme performansının güçlü olmadığı bir ortamda, TCMB’nin –en azından mevcut yönetimin görev süresinin dolduğu Nisan ayına kadar- faiz artırması beklenmemektedir. Ancak gerek bir türlü ulaşılamayan enflasyon hedefleri ve çift haneli enflasyon riskinin doğması gerekse faiz kararı ile ilgili eylem ve söylem tutarlılığının kaybolması, para politikasının etkinliği ve öngörülebilirliğini azaltmakta ve kredibilite açısından ciddi sorun doğurmaktadır.


SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, KAPASİTE KULLANIMI ve
REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ


Ekim 2015’te %0,1 düzeyinde artan sanayi üretimi, Kasım 2015’te %0,9 düzeyinde azalış göstermiştir.  

Ocak 2016 itibariyle, imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak  %75,2 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Ocak 2016 itibariyle Reel Kesim Güven Endeksi, bir önceki aya göre 2,9 puan azalarak 105,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.TÜİK tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre %16,8 oranında azalarak 100,81 değerinden 83,88 değerine düştü. Ekonomik güven endeksindeki azalış, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), perakende ticaret sektörü ve hizmet sektörü güven endekslerindeki azalışlardan kaynaklanmıştır.

TCMB tarafından yayımlanan Ocak ayı Beklenti Anketi sonuçlarına göre; Türkiye ekonomisinin 2016 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek  %3,4 olmuştur. 2016 büyümesi için, asgari ücret artışının özel tüketim harcamaları üzerindeki olumlu etkisi ve AB ülkelerine yapılan ihracatta gözlenebilecek toparlanmanın katkı verebileceği beklenmektedir. Öte yandan, jeo-politik risklerde gözlenen artış eğilimi ve Rusya ile yaşanan kriz yanında küresel piyasalarda Çin kaynaklı dalgalanmaların sürmesine bağlı olarak artan belirsizliklerin büyüme için aşağı yönlü riskler taşıdığını değerlendirmek mümkündür.


 İŞSİZLİK

Ekim 2015 itibariyle Türkiye genelinde işsizlik oranı %10,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı ise 0,1 puan artışla %12,6 olarak tahmin edilmiştir. 15-24 yaş grubunu içeren işsizlik oranı %19,3 düzeyindedir. İstihdam oranı %46,2 olurken işgücüne katılım oranı %51,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

DIŞ TİCARET ve CARİ DENGE

Aralık 2015 itibariyle, yıllık bazda ihracat %11,1 azalarak 11,8 milyar dolar, ithalat ise %17,5 azalarak 17,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Böylelikle dış ticaret açığı %27,4 azalarak 8,5 milyar dolardan 6,2 milyar dolara gerilemiştir.

Cari işlemler, bir önceki yılın Kasım ayına göre 3,6 milyar dolar azalarak 2,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.  On iki aylık cari açık ise, 34,7 milyar dolar seviyesine inerek Eylül 2010’dan bu yana en düşük düzeyine gerilemiştir. Cari açıkta gözlenen iyileşme önemli ölçüde dış ticaret açığındaki daralma ve enerji fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanmaktadır.

Dış ticaret açısından, mevcut veriler, enerji ve emtia fiyatlarında yaşanan düşüşün cari açığın iyileşmesine önemli katkı verdiğini ortaya koymaktadır. Enerji fiyatlarındaki mevcut görünümün sürmesi halinde 2016 yılı için de dış dengenin olumlu etkilenmesi söz konusudur.

2015 yılının son çeyreği ve 2016 yılı için, AB ülkelerinde öngörülen toparlanma ihracata olumlu katkı verme potansiyeli taşımaktadır. Ancak, jeo-politik risklerin artması, Irak’ta yaşanan gelişmeler ve Rusya ile olan krizin dış ticareti ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebileceği beklenmektedir.

 

Hazırlayan: Doç. Dr. Metin ÖZDEMİR – BUSİAD Ekonomi Danışmanı

Tel: (0224) 233 50 30        Fax: (0224) 235 23 50         www.busiad.org.tr


Bülten, aylık makroekonomik gelişmelere ilişkin bilgilendirme amacıyla BUSİAD üyelerine yönelik olarak hazırlanmaktadır. Kullanılan haber ve veriler, güvenilir olduğu düşünülen ve kamuya açık kaynaklardan derlenmektedir. Bültende yer alan yorum ya da tahminler, üyelerin karar alma sürecine yönelik bir nitelik taşımamaktadır. Bu nedenle, BUSİAD ve bülten hazırlayıcılarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

 

 
 

2017 YILI İLK YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ 7/3/2017  
 
ARALIK 2016 İTİBARİYLE DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ 12/23/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ekim 2016 11/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Eylül 2016 10/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ağustos 2016 9/5/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2016 8/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Haziran 2016 7/11/2016  
 
BASINÇLI HAVA SİSTEMLERİNDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ EL KİTABI 6/27/2016  
 
TÜRKİYE EKONOMİSİ GÖRÜNÜM 6/27/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mayıs 2016 6/3/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Nisan 2016 4/30/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Mart 2016 3/31/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Şubat 2016 2/29/2016  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Ocak 2016 1/31/2016  
 
ENDÜSTRİYEL İŞLETMELER İÇİN ENERJİ YÖNETMELİKLERİ EL KİTABI 1/14/2016  
 
VERİMLİ AYDINLATMA EL KİTABI - 2015 12/31/2015  
 
BUSİAD MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİ EĞİLİMLER ARAŞTIRMASI 9/7/2015  
 
Bursa’nın Lojistik Konumu İle İlgili Genel Değerlendirme 9/7/2015  
 
ÇİN'İN SEÇİMİ KUR SAVAŞININ ÖTESİNDE... 8/27/2015  
 
BUSİAD MAKROEKONOMİK BÜLTEN - Temmuz 2015 8/3/2015  
 
Sonraki >Son Sayfa >>