11/21/2017 2:56:09 PM

 
RAPORLAR

 
Kasım 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/5/2016  
   

Kasım 2016’da tüketici fiyatlarının %0,52 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %7 düzeyine gerilediği gözlenmiştir. TCMB, Kasım ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinden %8 düzeyine yükseltmiştir. TCMB ayrıca, yabancı para zorunlu karşılık oranlarını tüm vade dilimlerinde 50 baz düşürerek finansal sisteme yaklaşık 1,5 milyar dolar ek likidite sağlamıştır. Toplam talepteki yavaşlamanın enflasyondaki düşüşü desteklemesine rağmen, yüksek oynaklıklara bağlı olarak oluşan döviz kuru hareketlerinin önümüzdeki dönemde fiyatlama davranışlarına etki etmesi ve enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü riskleri artırmasının alınan kararda rol oynadığı görülmektedir.

ABD’de yapılan başkanlık seçimlerinin sonuçlarının ardından küresel düzeyde artan belirsizlikler ve FED’in Aralık ayında faiz artırma ihtimalinin güçlenmesi sonrasında, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarının zayıflama eğilimine girdiği ve küresel düzeyde dolar talebinin arttığı görülmektedir. Kasım ayı içerisinde dolar/TL kurunun 3,47’yi görmesinin ardından TCMB, 250 baz puana karşılık gelen 7 aylık faiz indirim sürecinin ardından Ocak 2014’ten beri ilk kez faiz artırımına gitmiştir. TCMB’nin faiz kararının ardından, kısa bir süre gerileyen kur, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulması yönündeki tavsiye kararının ardından hızla yükselerek, faiz artırımının etkisini sınırlamıştır.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, AB ülkelerine yapılan ihracat artışının olumlu seyri karşısında, ihracattaki azalış eğiliminin ve turizm gelirlerindeki azalmanın cari açık üzerindeki olumsuz etkisinin sürdüğünü göstermektedir. TL’de yaşanan değer kaybının ithalatı sınırlayıcı etkide bulunması mümkündür. Önümüzdeki dönemde uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesinin de cari açığın artmasına neden olabileceği beklenmektedir.

Kasım ayında yapılan faiz artırımı, TCMB’nin TL’deki değer kaybına kayıtsız kalmayacağını ortaya koyması ve 2013-14 döneminde yapılan politika hatasından ders alındığını göstermesi açısından önemlidir. Bununla birlikte, kurdaki değer kaybının enflasyon dinamikleri, döviz açığı olan sektörler ve büyüme üzerinde olumsuz etkilerinin olması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde FED’in faiz artırımına bağlı olarak küresel koşulların sıkılaşması ve gerek jeo-politik gerekse siyasal riskler yanında dış ticaret açığındaki genişleme eğilimin sürmesi ve petrol fiyatlarındaki artış ihtimali nedeniyle TL’de yaşanan değer kaybının sürme ihtimali, para politikasının sıkılaşacağı ve faizlerin yükseleceği bir konjonktürü beraberinde getirecektir.

Günal BAYLAN
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı

 
 

Ekim 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2017  
 
Eylül 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2017  
 
Ağustos 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2017  
 
Temmuz 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2017  
 
Haziran 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/3/2017  
 
Mayıs 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2017  
 
Nisan 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2017  
 
Mart 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/3/2017  
 
Şubat 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 3/3/2017  
 
Ocak 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/3/2017  
 
Aralık 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 1/3/2017  
 
Kasım 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/5/2016  
 
Ekim 2016Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2016  
 
Eylül 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2016  
 
Ağustos 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2016  
 
Temmuz 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2016  
 
Haziran 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/4/2016  
 
Mayıs 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2016  
 
Nisan 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2016  
 
Mart 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/4/2016  
 
Sonraki >Son Sayfa >>