11/23/2017 5:32:09 PM

 
RAPORLAR

 
Ağustos 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2016  
   

Ağustos 2016’da tüketici fiyatlarının %0,29 düzeyinde düştüğü ve yıllık enflasyon oranının %8,05 düzeyine gerilediği gözlenmiştir. Yıllık enflasyon oranı Ağustos ayı itibariyle değerlendirildiğinde, aylık düzeyde alkollü içecekler ve tütün grubunda gözlenen fiyat artışlarının etkili olduğu görülmektedir. Aylık en yüksek düşüş ise giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşirken gıda ve alkolsüz içecekler grubunda da düşüş gerçekleşmiştir. Yıllık olarak alkollü içecekler ve tütün, lokanta ve oteller grubu fiyat artışları, sağlık ve eğitim grubu enflasyonu olumsuz etkilemeye devam etmiştir.

TCMB, Ağustos ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe gitmemiştir. Temmuz ayı içinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında TCMB’nin almış olduğu tedbirlerin piyasa dalgalanmalarının sınırlanmasında rol oynadığı görülmüştür. Son dönemde küresel risk iştahı ve sermaye girişlerindeki artış ve TCMB’nin Ağustos 2015’te ortaya koyduğu yol haritası çerçevesinde kullanmış olduğu araçların ekonominin şoklara karşı dayanıklılığını artırmasına bağlı olarak koridorun üst kısmında bir indirime gidildiği görülmektedir.

Son aylarda belirgin artışlar gösteren işlenmemiş gıda fiyatlarının kısa vadede aşağı yönlü düzeltme yapabileceği öngörülmektedir. İç talepte gözlenen yavaşlama ve turizm sektöründe gözlenen daralma enflasyonu aşağı yönlü baskılasa da döviz kurundaki gelişmeler ve olası kamu fiyat/vergi ayarlamaları enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, AB ülkelerine yapılan ihracatın artış seyrini sürdürdüğünü ortaya koyarken turizm gelirlerindeki azalmanın cari açık üzerindeki olumsuz etkisi belirginleşmeye başlamıştır. Rusya ile olan ilişkilerin düzelmesinin dış ticaret performansına olumlu katkısının ise orta vadede görülebileceği tahmin edilmektedir. Küresel büyüme zayıf ve kırılgan görünümünü sürdürmektedir. FED’in yılsonuna kadar bir faiz artırımına gidebileceği yönünde görüşler ağırlık kazanırken, gelişmekte olan ekonomilere yönelik sermaye girişleri söz konusudur. Ancak söz konusu ülkeler için kalıcı bir büyüme hikâyesinden bahsetmek mümkün gözükmemektedir. Mevcut haliyle Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekten bu yana daralma konjonktürü içinde bulunduğu ve büyüme için aşağı yönlü risklerin sürdüğü görülmektedir.

Günal BAYLAN
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı 

 
 

Ekim 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2017  
 
Eylül 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2017  
 
Ağustos 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2017  
 
Temmuz 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2017  
 
Haziran 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/3/2017  
 
Mayıs 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2017  
 
Nisan 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2017  
 
Mart 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/3/2017  
 
Şubat 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 3/3/2017  
 
Ocak 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/3/2017  
 
Aralık 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 1/3/2017  
 
Kasım 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/5/2016  
 
Ekim 2016Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2016  
 
Eylül 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2016  
 
Ağustos 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2016  
 
Temmuz 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2016  
 
Haziran 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/4/2016  
 
Mayıs 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2016  
 
Nisan 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2016  
 
Mart 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/4/2016  
 
Sonraki >Son Sayfa >>