11/23/2017 5:34:21 PM

 
RAPORLAR

 
Temmuz 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2016  
   

Temmuz 2016’da tüketici fiyatlarının %1,16 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %8,79 düzeyinde gerçekleştiği gözlenmiştir. Enflasyonun Şubat ayında başlayan düşüş eğiliminin Temmuz ayında yönünü yukarı çevirdiği gözlenmektedir.

TCMB, Temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %7,5 düzeyinde sabit bırakarak değişikliğe gitmemiştir. TCMB, 2016 yılı enflasyon hedefini önceki yıllarda olduğu gibi, %5 olarak belirlerken, enflasyonun kademeli olarak 2016 yılında yüzde 7,5’e; 2017 yılında ise yüzde 6’ya geriledikten sonra 2018 yılında yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörmüştü. 2016 yılı III. enflasyon raporunda da tahminlerin korunduğu görülmüştür. Buna göre TCMB, enflasyonun %70 olasılıkla, 2016 yılı sonunda %6,6 ile %8,4 aralığında (orta noktası yüzde 7,5) gerçekleşebileceği tahmininde bulunmuştur.

Temmuz ayı içinde gerçekleşen darbe girişimi sonrasında TCMB’nin almış olduğu tedbirlerin piyasa dalgalanmalarının sınırlanmasında rol oynadığı görülmüştür. Küresel büyümeye dair endişeler ve para politikalarına ilişkin belirsizliklerin, finansal piyasalar ve sermaye akımlarında oynaklık doğurmasına rağmen TCMB; koridorun üst kısmında yapmış olduğu indirimi, Ağustos 2015’te ortaya koyduğu yol haritası çerçevesinde kullanmış olduğu araçların ekonominin şoklara karşı dayanıklılığını artırdığına bağlı olarak açıklamıştır.

Son dönemde döviz kurundaki yukarı yönlü seyir ve bütçe harcamalarındaki artışları dengelemek için yapılacak olası kamu fiyat/vergi ayarlamaları ise enflasyon için yukarı yönlü riskleri artırmaktadır. Küresel büyüme endişelerinin sürmesi ve FED’in para politikasına ilişkin belirsizliklerin varlığı altında, yurt içi politik gelişmelerin izleyeceği seyir TCMB’nin alacağı para politikası kararları için belirleyici olacaktır. Bu bağlamda, para politikasının tek bir faiz oranı üzerinden yürütülmesine geçiş sürecinin tamamlanması ile ilgili temkinli olunacağını beklemek gerekmektedir.

Dış ticaret açısından mevcut veriler, AB ülkelerine yapılan ihracatın artış seyrini sürdürdüğünü ortaya koyarken Rusya ile olan ilişkilerin düzelmesinin dış ticaret performansına olumlu katkı vereceğini değerlendirmek mümkündür. Önümüzdeki aylarda turizm gelirlerindeki azalmanın cari açık üzerindeki olumsuz etkisinin belirginleşmesi karşısında Rusya ve İsrail ile olan sorunların giderilmesinin orta vadede, dış ticaretimiz üzerinde olumlu etkiler doğurması beklenmektedir.

Küresel ekonominin mevcut hali, FED’in faiz artırımına ilişkin tartışmalar ve Brexit’e ile ilgili olarak belirsizliklerin sürdüğü bir görünüm sunmaktadır. Türkiye ekonomisi için cari açığın daraldığı bir ortamda dış finansman ihtiyacının belirli düzeyde azalması karşısında büyümenin de olumsuz etkilenebileceği görülmektedir. 

Günal BAYLAN
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı 

 
 

Ekim 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2017  
 
Eylül 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2017  
 
Ağustos 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2017  
 
Temmuz 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2017  
 
Haziran 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/3/2017  
 
Mayıs 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2017  
 
Nisan 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2017  
 
Mart 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/3/2017  
 
Şubat 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 3/3/2017  
 
Ocak 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/3/2017  
 
Aralık 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 1/3/2017  
 
Kasım 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/5/2016  
 
Ekim 2016Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2016  
 
Eylül 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2016  
 
Ağustos 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2016  
 
Temmuz 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2016  
 
Haziran 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/4/2016  
 
Mayıs 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2016  
 
Nisan 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2016  
 
Mart 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/4/2016  
 
Sonraki >Son Sayfa >>