6/25/2018 3:00:18 AM

 
RAPORLAR

 
Ocak 2018 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/5/2018  
   

Ocak 2018’de ise tüketici fiyatlarının %1,02 düzeyinde arttığı ve yıllık enflasyon oranının %10,35 düzeyine gerilediği gözlenmiştir. TCMB, Ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faiz oranını %8 düzeyinde sabit bırakmıştır. Ocak 2017’den itibaren uygulamaya konulan geç likidite penceresi (GLP) çerçevesinde, borç verme faiz oranı da değiştirilmeyerek %12,75 düzeyinde tutulmuştur.

TCMB, 2017 yılı enflasyon hedefini önceki yıllarda olduğu gibi, %5 olarak belirlerken, enflasyonun 2018 yılında yüzde 7,9; 2019 yılında ise yüzde 6,5 olarak gerçekleşeceğini öngörmektedir. 2018 yılına ait ilk Enflasyon Raporu’nda enflasyonun %70 olasılıkla, 2018 yılı sonunda %6,5 ile %9,3 aralığında gerçekleşebileceği tahmininde bulunmuştur. Bu çerçevede, Ekim Enflasyon Raporu’nda yüzde 7 olarak verilen 2018 yılsonu tüketici enflasyonu tahmini 0,9 puan artırılmıştır. Tahminlerin yukarı yönlü güncellenmesinde petrol fiyatlarında ve işlenmiş gıda fiyatlarındaki artışların etkili olduğu görülmektedir.

Küresel büyümenin güçlü ve senkronize seyri, küresel risk iştahının sürmesi ile gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerinin yüksek seyretmesine neden olmaktadır. Bununla birlikte para politikalarının beklenenden önce sıkılaştırılabileceği yönünde işaretler alınmaktadır. TCMB, mevcut para politikası duruşunu korumaktadır ve enflasyonda bir düşüş olsa da, belirgin bir iyileşme kaydedilmedikçe para politikasının sıkı seyrini sürdürme kararlılığında olduğunu vurgulamıştır.

Dış ticaret açısından da mevcut veriler, geçtiğimiz yıl AB ülkelerindeki olumlu makroekonomik performansın ihracata olumlu yansıdığını, petrol fiyatlarının hızlı artışı, altın ticareti ve güçlü büyümenin ise ithalatın artmasında rol oynadığını ortaya koymaktadır. Önümüzdeki dönemde, petrol fiyatlarındaki artışın dış ticaret açığını olumsuz etkilemesi, büyüme performansındaki dengelenmenin ise açığı sınırlayıcı rol oynaması beklenmektedir.

Son on yılda reel sektörün döviz açık pozisyonunda ciddi artış olduğu gözlenmiştir. Döviz açık pozisyonu 2005 sonunda 22 milyar dolar, 2007 sonunda 54 milyar dolar iken Ekim 2017’de 212 milyar dolara ulamıştır. Bu durum, TL’nin değer kaybettiği dönemlerde önemli açık pozisyon taşıyan reel sektör şirketlerinin bilançolarını bozarken, döviz piyasasında talep baskısının oluşmasına yol açmaktadır. Mayıs 2018’de yürürlüğe girecek olan yeni döviz kredisi düzenlemesinin, çok daha yüksek miktarda döviz borcu olan reel sektör için de uygulandığında kırılganlığı önleyen önemli bir adımın atılmış olacağı belirtilmelidir. Öte yandan, kamu-özel iş birliği çerçevesinde iş yapan şirketler için ise söz konusu kuralın istisna taşıdığını belirtmek gerekir.

Ergun Hadi TÜRKAY
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı

 
 

Mayıs 2018 Enflasyon Değerlendirmesi 6/5/2018  
 
Nisan 2018 Enflasyon Değerlendirmesi 5/3/2018  
 
Mart 2018 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/5/2018  
 
Şubat 2018 Enflasyon Değerlendirilmesi 3/5/2018  
 
Ocak 2018 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/5/2018  
 
Aralık 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 1/3/2018  
 
Kasım 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/4/2017  
 
Ekim 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2017  
 
Eylül 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 10/3/2017  
 
Ağustos 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 9/5/2017  
 
Temmuz 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 8/3/2017  
 
Haziran 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 7/3/2017  
 
Mayıs 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 6/3/2017  
 
Nisan 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 5/3/2017  
 
Mart 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 4/3/2017  
 
Şubat 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 3/3/2017  
 
Ocak 2017 Enflasyon Değerlendirilmesi 2/3/2017  
 
Aralık 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 1/3/2017  
 
Kasım 2016 Enflasyon Değerlendirilmesi 12/5/2016  
 
Ekim 2016Enflasyon Değerlendirilmesi 11/3/2016  
 
Sonraki >Son Sayfa >>